TAMİFLU’ya dikkat edin!

İlacın özellikle çocuklarda önemli yan etkileri bulunduğuna dair araştırmalar var.

Tamiflu, kuş gribi salgını sırasında tedavi için neredeyse tek adres olarak gösterilmişti.

İlaç, domuz gribiyle birlikte yeniden gündeme geldi.

Ancak Tamiflu’nun özellikle çocuklarda ciddi yan etkilere yol açtığına dair iki araştırma var.

Yayımlanan araştırmalara göre, Tamiflu çocuklarda mide bulantısı, baş ağrısı ve ishala yol açıyor, uyku bozukluğu yapıyor. İlacı alan çocuklar daha sık kabus görüyor…

Deneylerde, ilacı alan çocukların neredeyse yarısında yan etkiler tespit edilmiş.

Bununla birlikte, Tamiflu’nun ruhsal sorunlara yol açtığı doğrulanmıyor.

Bilim adamları, ilacın ancak doktorun gerçekten gerekli görmesi durumda kullanılmasını öğütlüyor.

Japonya’da da benzer nedenlerden dolayı 10-19 yaş aralığındaki çocuklara Tamiflu verilmemesi öneriliyor.
gerçekgündem

  • Comments Off

Temizlik malzemelerinde lösemi tehlikesi!

Temizlik malzemeleri çocuklarda lösemi görülmesinin nedenleri arasında gösterildi.

Amerikalı bilim adamları, evlerde temizlik amaçlı kullanılan kimyasal ürünler ile oda spreylerinin çocuklarda lösemi görülmesinin nedenlerinden biri olabileceğini bildirdi.

İtalyan La Stampa gazetesinin haberine göre, Georgetown Üniversitesindeki Lombardi Kapsamlı Kanser Merkezinde görev yapan bir grup bilim adamı, daha çok 3 ila 7 yaşlarındaki çocuklarda görülen akut lenfoblastik lösemi (ALL) ile evlerde temizlik için kullanılan kimyasal ürünlerin arasında bağlantı olabileceğini ortaya koydu.

Bilim adamları, araştırmada, ALL hastası 41 çocuk ve anneleri ile 41 sağlıklı çocuk ve annelerinin idrar örneklerini inceledi. Araştırmanın sonucunda hasta çocuklarda ve annelerinde, evde kullanılan birçok kimyasal üründe mevcut olan toksin maddelerin yüksek seviyede bulunduğu tespit edildi.

“Therapeutic Drug Monitoring” dergisinde yayımlanan araştırmada, bazı sağlıklı deneklerin tahlillerinde de rastlanılan bu maddelerin, ALL hastalarında ise daha yüksek miktarda bulunduğu vurgulandı.

Araştırma ekibinin başındaki Doktor Offie Soldin, hastalık ile “ev zehirleri” arasındaki bağlantıyı açıkça ortaya koyan verilere rağmen bunun sadece bir varsayım olduğunun altını çizdi. Soldin, bu ikisi arasında nasıl ve neden bir ilişki bulunduğunu ve özellikle de toksin maddeler içeren ürünlerin evlerdeki yüzde 85′lik yüksek kullanım oranına rağmen neden tüm bu çocuklarda hastalığın görülmediğinin açığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

haber3

  • Comments Off

Çocuklar için en faydalı yiyecekler!

Uzmanlar sağlıklı beslenmeyle çocuklarımızın sağlığını korumak için bu besinleri tavsiye ediyor.

Besleyici ve dengeli beslenmeyle çocuklarınızın sağlığını koruyabilirsiniz. Büyüyen küçük bedenlerin özel vitamin ve minerallere ihtiyacı vardır. Ancak, ailelerin çocuklarına sağlıklı yiyecek yedirmesi çok zor oluyor.

Bazı lezzetli yiyecekler, çocukların aktif yaşam tarzları için gerelki olan her şeyi karşılamaya yardım ediyor. Howstuffworks.com isimli sitede yer alan habere göre, çocukların beslenmesinde önemli yer tutan 10 süper yiyecek:

İŞTE ÖNERİLEN 10 FAYDALI YİYECEK

1. Tatlı patates: Büyük bir besin kaynağı olan tatlı patatesin tadı da çok güzel. Bu sağlıklı ve lezzetli sebze, potasyum, C vitamini, lif, folat, A vitamini, kalsiyum ve demir içeriyor. Dünyadaki en besleyici yiyeceklerden biri olan tatlı patates, şeker hastaları için de iyi bir seçenek, çünkü kan şekerini dengelemeye yardım ediyor.

2. Brokoli: Bilindiği gibi lifle dolu olan brokoli, gelişmekte olan çocuklar için en iyi gıdalardan birisi. Brokoli aynı zamanda vitamin ve mineral deposu. Çocuğunuzun görmesine ve hücre hasarından korunmasına yardım ediyor. Brokoliyi çiğ yiyerek çocuğunuz alması gereken tüm besinleri kazanıyor. Eğer çocuğunuz brokoli sevmiyorsa, gizlice yemeklerine katabilirsiniz. Ya da brokoliyi az yağlı salataya ve dip soslara ekleyebilirsiniz çocuklarınıza bu sebzeyi sevdirebilirsiniz.

3. Tam tahıllar: Ekmekte, krakerlerde ve yulaflı kahvaltılıklarda bulunan tam tahıllı yiyecekleri çocuklar sever. Bu gıdalar folik asit, çinko, demir ve B vitamini bakımından zengindir. Ayrıca bazıları D vitamini ve kalsiyum ile de zenginleştirilmiştir. Kalp hastalığına karşı şimdiden çocuklarınıza tam tahıllı yemekleri vermeye başlayın. Ancak, doymamış yağ yani trans yağ içeren krakerlerden uzak durun. Hazır aldığınız krakerlerde, gevreklerde paketlerin arkasındaki içerikleri mutlaka okuyun.

4. Peynir: Peynir çocuklar için süper bir yiyecektir, çünkü çocuklar peyniri çok sever. Kalsiyum, protein ve B12 vitamini bakımından zengin olan peynir, kemik oluşumunda çok önemli bir mineral olan fosfor içeriyor. Ayrıca, araştırmalar yemeklerden sonra peynir yemenin diş çürüklerini önlediğini gösterdi. Çocuklarınıza peynirli sandviç yapabilir, peyniri sağlıklı bir çorba ya da salatanın içinde sunabilirsiniz.

5. Yoğurt: Peynir gibi, yoğurdu da çocuklarınıza severek yedirebilirsiniz. Yoğurdun her porsiyonu kalsiyum, protein, karbonhidrat, B vitamini, çinko ve fosfor içeriyor. Canlı aktif kültür bulunan yoğurtlar ise bağışıklık sistemini destekliyor ve bağırsak sağlığını yükseltiyor. Tüm doğal yoğurtlara taze meyve katarak daha fazla besin değeri sağlayabilirsiniz. Az yağlı yoğurda çikolatalı cipsler veya kahvaltılı yulaf karışımı ekleyebilirsiniz. Çocuklarınız için başka bir alternatif olarak, yoğurdu meyve suyu katarak buzlukta dondurup dondurma yapabilirsiniz.

6.Ton balığı : Konserve ton balığı ile çocuklarınızın protein, niasin, B vitaminleri, demir ve çinko ihtiyacını giderebilirsiniz. Omega 3 yağ asitleri içeren balık, beyin gelişimine yardım ediyor ve kalp sağlığını koruyor. Ton balığındaki civa seviyesinden dolayı çok fazla tüketmemelisiniz. Çocuğunuza ton balığını sandviçle ya da salatayla yedirebilirsiniz.

7. Yaban mersini: Yetişkinler ve çocuklar için, yaban mersini vücut için en besleyici süper gıdalardan biridir. Potasyum, C vitamini, lif, karbonhidrat ve antioksidanlar içeren yaban mersini taze olarak her çocuğun beslenmesinde olması gereken bir besindir. Tatlı olduğu için çocuklar tarafından sevilen meyveyi, yoğurda, tahıl gevreğine ya da yulafa ekleyebilirsiniz. Kendinize ait taze yaban mersinlerini, küçük bir bahçede yetiştirip, taze taze çocuklarınıza yedirebilirsiniz.

8. Süt: Kalsiyum ve fosfor, sağlıklı kemik gelişimi için gerekli iki mineraldir. Süt, protein, enerji yakıtı olan karbonhidrat, A vitamini ve magnezyum ile kemikleriniz için faydalı diğer mineraller içeriyor. Tam yağlı süt, 2 yaşına kadar olan çocuklar için iyi, ancak 2 yaşından sonra sütteki yağ oranını azaltmalısınız. Birçok çocuk kurabiye ya da tahıl gevrekleriyle yediğinden dolayı sütün tadını sever.

9. Yumurta: İçeriğindeki proteinden dolayı süper gıda olan yumurta, çok faydalıdır. Proteinden başka yumurta, çocuklar için gerekli bir düzineden fazla vitamin ve mineralle dolu. Ayrıca A, D, E ve B grubu vitaminlerini önemli oranda içeren yumurta, içinde bulunan kolin sayesinde beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesinde önemli rol oynuyor. Yumurtayı değişik şekillerde pişirebilirsiniz, çocuğunuz hangi şekilde seviyorsa onu uygulayın.

10. Sığır eti: Protein, B vitaminleri, niasin, çinko ve demir içeren sığır etinde, yumurta gibi beyin gelişimini sağlayan kolin de bulunuyor. Yağ ve kolesterol bakımından yetişkinlerin fazla yemekten kaçınması gereken et, küçük çocukların beyin ve vücut gelişimleri için oldukça faydalı. Dengeli bir yemek için eti sebze yemekleriyle birlikte verebilirsiniz. Hamburgerler ve küçük küçük parça şeklindeki etler başka bir seçenek olabilir. Ya da eti mangalda kebap olarak sebzelerle birlikte pişirebilirsiniz.

haber3

  • Comments Off

Uzun yaşamak için süt için!

Çocuklukta fazla miktarda süt tüketiminin yaşamı uzatabileceği açıklandı.
Çocuklukta fazla miktarda süt ürünü tüketiminin yaşamı uzatabileceği bildirildi.İngiltere’deki Bristol Üniversitesi ile Avustralya’da bulunan Queensland Tıbbi Araştırma Enstitüsünden bilim adamları, 65 yıl sonra, 1930′larda 4 bin 374 İngiliz çocuğu üzerinde yapılan bir araştırmanın izini sürdüler.

Bilim adamları, çocukken yüksek miktarda süt ürünleri tüketen ve kalsiyum alanların, felçten ve diğer ölüm nedenlerinden korunduğunu belirledi.

Sonuçları Heart dergisinde yayımlanan araştırmada, ailelerin beslenme düzenleri incelendi ve ağırlıklı olarak süt olmak üzere hem süt ürünlerinin, hem de kalsiyumun fazla miktarda tüketilmesinin ölüm oranını dörtte bir oranında azalttığı gözlemlendi.

Okul çağındaki çocuklara daha çok süt verilmesi yönündeki uygulamayı destekler nitelikte olan bu araştırma ayrıca, çocukken günde en az 400 miligram kalsiyum alımının, felç geçirip ölme olasılığını yüzde 60 oranına kadar azaltabileceğini ortaya koydu.

Günde 200 mililitre süt, bir kase yoğurt ve küçük bir parça peynirin, çoğu insanın günlük kalsiyum ihtiyacını karşıladığı biliniyor.

AA

 

  • Comments Off

Göz sağlığınız için yüzünüzü sık sık yıkayın!

Dünya Göz Hastanesi’nden Op. Dr. Haluk Talu, “Yüzümüzü sık yıkayarak gözyaşımızın kurumasına engel olabiliriz. Yanı sıra sık sık göz kırpması gözyaşımızın kurumasına engel olabilecek bir diğer önlemdir” dedi.

Aydınlatmaların da göz sağlığı için önemli olduğunu vurgulayan Talu,“Özellikle gelişim çağındaki çocuklarımızın çalışma ortamlarının aydınlatılması büyük önem taşımaktadır. Gün ışığında olduğu gibi tüm renkleri doğru haliyle gösteren lambaların tercih edilmesini öneririm. Okul çağındaki çocuklarımızın göz sağlıklarını korumak ve yorulmadan uzun süre çalışmalarını sağlamak için, çalışma masalarının aydınlık olmasına ve ışığın gözlerine yansımamasına dikkat edilmelidir” diye konuştu.

KARANLIKTA TELEVİZYON İZLEMEYİN

Göz sağlığı için televizyonların izlenmesi sırasındaki aydınlığın çok önemli olduğunu vurgulayan Talu, şunları kaydetti:

“Televizyonların karanlıkta izlenmemesi gerekir. Çünkü TV ekranı çok ışıklı, çevre karanlık olduğu zaman göz yorulur. Özellikle ışığın dengelenmesi açısından televizyonun bulunduğu bölümün aydınlatmasının iyi olması gereklidir. Evlerimizde tasarruflu lamba olarak da bilinen akkor halojen lambaların seçilmesi uygun olur. Yalnız bu lambaların çıplak olarak kullanılmaması ve ışığının doğrudan göze gelmemesi gerekir.“

OFİSLER NASIL AYDINLATILMALI?

Ofislerde floresan aydınlatmasının en sağlıklı yöntem olduğunu anlatan Talu, şöyle devam etti:

“Sağlıklı ve doğru bir ofis aydınlatması, personelin verimi, çalışma motivasyonu ve göz sağlığı için olduğu kadar modern ofislerin prestiji açısından da önem taşımaktadır. Ofislerde ışığın homojen dağılımı sağlanmalıdır. Ofis ortamlarında genel ışık veren ürünler seçilmesi; halojen ve spot gibi direkt ışık veren ürünlerin ise sadece özel vurgulama istenen noktalarda kullanılması önerilir. Daha çok floresan veya kompakt floresanlı armatürlerin tercih edilmesi gerekir. Ofis aydınlatmasında, ev aydınlatmasındaki gibi dekoratif değil, işlevsel aydınlatmaların seçilmesine özen gösterilmelidir.”
gerçekgündem

  • Comments Off

Çocuklarda kulak ağrısını hafifletmenin yolları!

Kulak ağrısıyla başlayan zamanla çocuğun öğrenme yeteneğinde gerilemeye, işitme kaybına, neden olan orta kulak iltihabı daha çok çocuklarda görülüyor.
Zamanında müdahale için anne-babaların belirtileri iyi gözlemlemesi ve zamanında bir uzmana başvurması büyük önem taşıyor.

HealthDay News’te yer alan habere göre, Amerikan Aile Hekimleri Akademisi uzmanları, çocuğunuzun kulağı ağrıdığında yapılabilecekleri şöyle açıklıyor:

* Kulak ağrısını ve bunun nedenini teşhis etmek için çocuğunuzu mutlaka çocuk doktoruna götürün.

* Çocuğunuz, orta kulağında bakteriyel bir enfeksiyon varsa, antibiyotik tedavisi görmesi gerekebilir. Çocuğunuza sadece doktorunuzun önerdiği antibiyotiği verin. Ancak, kulak ağrısı bir virüsten kaynaklanıyorsa antibiyotik işe yaramayacaktır.

* Doktor ağrıyı hafifleten bir kulak damlası verebilir.

* Kulağına ılık ısıtma yastığı uygulayın. Ancak çok sıcak olmamasına dikkat edin.

* Çocuğunuza parasetamol ya da ibuprofen gibi reçetesiz ağrı kesici ilaçlar verebilirsiniz. Ancak, kulağı ağrıyan ve ateşi olan çocuğa kesinlikle aspirin vermeyin.
samanyoluhaber

  • Comments Off

Reklamlar şişmanlatıyor!

Çocukların televizyon reklamından etkilenmeleri şişmanlığı arttırıyor.

Mezura Kliniği Dİyetsiyeni Gamze Şanlı yazdı.

Çocuklara ait reklam kuşağında en fazla reklamı görülen ürünler; alkolsüz içecekler, bisküviler, şekerlemeler, aparatifler ve fast-food reklamları olarak sıralanıyor. Bu konu 19 -20 Haziran 2009 tarihlerinde Hacettepe Üniversitesinde gerçekleşen Beslenme ve Diyetetik günleri bilimsel programında Dr. A. Tülay Bağcı Bosi’ ye ait konferansta tartışıldı.

Reklamlar ve Obezite Tehlikesi

Yapılan birçok çalışma, çocuklara yönelik reklamlarda özellikle beş gıda sektörünün ön planda olduğunu gösteriyor. Çocuklara ait reklam kuşağında en fazla reklamı görülen ürünler; alkolsüz içecekler, bisküviler, şekerlemeler, aperatifler ve fast-food reklamları olarak sıralanıyor. Dünya Sağlık Örgütü, Gıda ve Tarım organizasyonu 2002 yılında reklamlarda besin içeriği düşük, enerji içeriği yüksek yiyecek ve içeceklerin pazarlanmasının obezite için önemli bir risk faktörü olduğunu bildirdi çünkü reklamlar ile birlikte hazır yiyecek tüketiminin, kalorili ve yüksek yağlı gıdaların, şekerli içeceklerin tüketiminin arttığı görülüyor. Buna karşılık bu tür reklamların, çocukların taze meyve ve sebze tüketimini olumsuz etkilediği de göz ardı edilmemelidir.

En Fazla Yiyecek Reklamı Etkiliyor

2000 yılı Mart ayında Amerika’da yapılan bir değerlendirmede haftada bir kez yayınlanan çocuk programları aralarında gösterilen reklamların %46’sının yiyeceklere ait olduğu görülmüştür. Ülkemizde yapılan başka bir araştırmada ise Afyonkarahisar ilinde 3 -13 yaş arası çocuk sahibi aileler TV reklamlarının çocuklar üzerindeki etkileri ebeveynlere sorulduğunda; %80. 9 oranında “Yanlış beslenmeye özendirir”, %75. 3 oranında “Tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkiler” cevabı alınmıştır. Aynı çalışmada ebeveynlerin gözlem ve görüşlerine göre çocukların en fazla oyuncak ve gıda reklamlarından etkilendiği aktarılmıştır.

Pazarlama Yöntemleri

Geleceğin tüketicileri olan çocuklar, ailenin satın alma kararlarını ciddi anlamda etkilediği için reklamcılar özellikle çeşitli pazarlama teknikleriyle çocukları etkileri altına almayı amaçlamaktadırlar. Genel olarak çocuklara yönelik yapılan gıda reklamlarında; televizyon, okulda-kantinde pazarlama, sponsorluklar, gizli reklam, internetten satış-pazarlama ve satış promosyonları gibi pazarlama yöntemleri kullanılmaktadır. Yöntemlerden en çok kullanılan ve en popüler olanı ise çocukları en çok etkileyen TV reklamlarıdır. Bunun yanında günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte internette, çocukların günlük yaşamında önemli bir yer tutmaktadır. İnternet üzerinden reklam, kontrol ve düzen altına alınmış değildir bu nedenle çocuklar, internet siteleinrde gezinirken verilen linkleri tıklayarak ürün reklamlarına da kolaylıkla ulaşabilirler. Çocuklara yönelik reklamlar da çizgi film karakterlerinin kullanılması, ünlülere ya da oyuncak kazandıran yarışmalara yer verilmesi gibi pazarlama teknikleri çocuklar üzerinde oldukça etkili olmaktadır. Reklamların çocuklar üzerindeki etkisi yadsınamayacak kadar fazladır. Verilen mesajlardan en çok etkilenen grup oldukları için reklamcılar için önemli bir hedef oluşturmaktadırlar.

Araştırmalar, çocukları ile alışverişe çıkan ailelerin %82’sinin fazladan harcama yaptıklarını ortaya koymaktadır. Bunun nedeni, ailelerin, çocukların reddedememesi ve ürünü çocuğunun isteğine bağlı olarak sorgulamadan satın almasıdır.

Televizyon ve Reklamların Etkisi

Geleceğin tüketicileri olan çocuklar, ailenin satın alma kararlarını ciddi anlamda etkilediği için reklamcılar özellikle çeşitli pazarlama teknikleriyle çocukları etkileri altına almayı amaçlamaktadırlar. Çocuklar 8 yaşına kadar reklam ile gerçek arasındaki ayrımı yapamazlar, ancak bebekliklerinin 6. ayından itibaren farklı markalara ait olan logoları imgeleyebilir, 2 yaşından itibaren de rahatlıkla tanıyabilirler deniliyor. Reklamlara karşı, yetişkinler, daha ölçülü bir tutum sergileyebilir ancak çocuklar ise gördüklerini hemen isteme eğiliminde oluyorlar. Yayınlanan reklamlar, çocukları etkileyerek isteklerini ve seçimlerini önemli ölçüde yönlendirici oluyor. Etkileme mekanizması, çocuğun yaşına, o ürüne verdiği öneme, mesajı algılamasına göre değişiklik gösteriyor. Bu sebeple özellikle çocuk kuşağında yayınlanan reklamların kontrol ve denetimi ile ilgili titiz bir çalışmaya ihtiyaç var diye düşünüyorum. Toplum sağlığı ve obezitenin önüne geçebilmek için öğretici ve eğitici reklam kontrol altına alınabilmelidir. Eğer önlemler alınmazsa 2010 yılında çocukların yaklaşık %10’u obez olma riski altındadır.
h2.habertürk.com

  • Comments Off

Ergenlik çağında kronik baş ağrısı çeken birçok çocuk için yeni bir umut doğdu!

Çocuklarda görülen baş ağrısı ile ilgili yeni bir umut doğdu.
Ergenlik çağında kronik baş ağrısı çeken birçok çocuk için yeni bir umut doğdu. Yeni yapılan bir araştırmaya göre, bu çocukların yaklaşık yüzde 88′inin ağrısı 20′li yaşlara gelmeden iyileşiyor.

Nöroloji dergisinde yayınlanan çalışmaya göre, geriye kalan yüzde 12′lik dilimdeki çocukların ağrısı ise yetişkinliklerinde de devam ediyor. Yetişkinlerin yüzde 4 ‘ünde ve ortaokul çağındaki çocukların yüzde 1 ile 2’sinde kronik baş ağrısı görüldüğü belirtilen araştırmada, ağrının kronik olması için, 3 aydan daha uzun bir süre her ay 15 günden daha fazla başağrısı görülmesi gerekiyor. Genellikle, bu baş ağrıları günde 4 saatten daha uzun sürüyor ve hayatı hatırı sayılır derecede etkiliyor.

Yaşları 12-14 arasında değişen Tayvanlı 122 gencin katıldığı yeni bir araştırma, katılımcıların tümünde günlük kronik başağrıları olduğunu gösterdi. Ağrının üçte ikisini gerilim tipi baş ağrıları oluştururken, kalan üçte birlik kısım ise kronik migrenden kaynaklanıyor.

8 yıllık takipte, katılımcıların 103′ü araştırmayı tamamladı. Bunlardan 26’sı erkekti, çalışmanın sonunda yaş ortalaması 21,6′ya ulaştı. 8 yıl süren çalışmanın sonunda, katılımcıların, sadece yüzde 12’sinin kronik başağrısı devam ediyordu. Bu kişilerin de yüzde 83′ünün sorunu migrendi.

Araştırmacılar, katılımcıların çoğunda başağrısının durmasının kesin nedeninin, gözleme dayalı bu çalışmada anlaşılmadığını belirterek, çocuklarda görülen günlük kronik baş ağrısının ergenlik çağının doğası olduğuna inandıklarını kaydettiler.

Eğer çocuğunuzda da günlük baş ağrıları varsa, bunun için bir günlük tutmasını ve nelerin bu ağrıyı tetiklediğine dikkat ederek bunları deftere kaydetmesini isteyebilirsiniz. Böylece doktora da yardımcı olursunuz. Reçetesiz ilaç kullanımında dikkatli olunmasını gerektiğini söyleyen uzmanlar, bu ilaçların bazen ağrıyı bazen azaltabileceğini fakat uzun süreli kullanımda geri tepen baş ağrısına neden olabileceğini ifade ettiler. İlaçlar işe yaramadığında ise, masaj, akupunktur ya da biofeedback (Kişiye kalp hızı, kan basıncı, deri sıcaklığı ve kas gerginliği gibi otonom reaksiyonları nasıl kontrol edeceğini öğreten davranış eğitimi programı) gibi alternatif tedaviler yardımcı olabilir.

Zaman

  • Comments Off

Karanlıkta televizyon izlemeyin!

Günlük hayatımızın parçası ışığın fazlasının gözlerimize uzun vadede zararlara neden olabileceği pek bilinmemektedir.   
Dünyagöz Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Haluk Talu, ışığın gözünüze direkt olarak gelmesinden kaçınmalısınız  diyor. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarımızın çalışma ortamlarının aydınlatılması büyük önem taşıyor. Talu, gün ışığında olduğu gibi tüm renkleri doğru haliyle gösteren lambaların tercih edilmesini öneriyor. Çocukların göz sağlıklarını korumak için, çalışma masalarının aydınlık olmasına ve ışığın gözlerine yansımamasına dikkat edilmesi gerekiyor.
Op. Dr. Haluk Talu, sadece televizyon ışığında oturarak televizyon izlenmemesi gerektiğini belirterek şunları söylüyor: “Göz sağlığımız için televizyonların izlenmesi sırasındaki aydınlık çok önemli. Televizyonun karanlıkta izlenmemesi gerekir. Çünkü TV ekranı çok ışıklı, çevre karanlık olduğu zaman göz yorulur. Özellikle ışığın dengelenmesi açısından televizyonun bulunduğu bölümün aydınlatmasının iyi olması gereklidir.”

misstr.com

  • Comments Off

Kayısı kalp kaslarını çalıştırıyor!

Hem besleyici hem de potasyum zengini
Kuru kayısı hem besleyici hem de potasyum açısından çok zengin bir besin. Kayısı, sindirim sorunlarına iyi geliyor, stresi ve kansızlığı önlüyor.

İçerdiği A vitamini cilt bozukluklarının tedavisinde etkili. Ayrıca kuru kayısı, büyümeye yardımcıdır. Görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur.

Lifli meyve kanserden korur
İçerdiği potasyum sayesinde kalp kasları ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir kanserden korur. Her sabah aç karnına yenilen 5-6 adet kuru kayısı kabızlığı önler.

ensonhaber.com

  • Comments Off
Sonraki Sayfa »