Kış Depresyonu!

Kış mevsimi bazen iç karartıcıdır. Güneşsiz, sisli, fırtınalı ve yağmurlu hava sizi etkilerse, ruhsal çöküntünün tetikleyicisi olabilir.

Kış ayları biraz kasvetlidir. Gündüzlerin kısalıp, gecenin uzaması sizde bazı psikolojik etkiler yaratabilir. Aşırı yeme isteği, kilo alımı, baş ağrısı, sinirlilik, uyuma isteği, öğrenme güçlüğü, cinsel gücün azalması ve çalışmada konsantre eksikliği gibi sorunlar yaşıyorsanız, durumunuz mevsimsel duygu bozukluğudur.

Bu soruna neyin sebep olduğu tam olarak bilinmiyor. Ancak tahminler gün ışığından az yararlanmasının etken olduğu yönündedir. Mevsimler duygu bozukluğu, kış boyunca devam eder ve ilkbahar, yaz aylarında kendiliğinden düzelir. Melatonin hormonunun uzun süren kış geceleri boyunca, fazla salgılanmasından kaynaklanan uyku artışı ve depresyona yol açtığı tahmin edilmektedir. Vücudun mutluluk hormonu olarak ürettiği seratonin, yeterli gün ışığı alınmadığı zaman üretilemez. Bu da kış depresyonunun tetikleyicisidir.

Kışın güneşsi günlerinin sürekli devam etmesi, kendinizi gerçekten çökmüş hissetmenize neden olabilir. Ancak bu durum genellikle birkaç gün ve haftayla sınırlıdır. Geçici olduğundan, bir hastalığın işaretçisi olarak kabul edilmez. Ancak yukarda saydığımız belirtiler uzun süre devam ederse, bir doktorda görünmelisiniz.

Mevsimsel duygu bozukluğunun tedavisi, depresyondan daha kolaydır. Tedavi kademeli olarak planlanır.  Işık tedavisi en çok kullanılan ve en basit yöntemdir. Hastalar, normal oda ışığından 15-20 kat daha fazla parlak olan özel bir odada, her sabah 30 dakika kadar tutulurlar. Kolay, ucuz ve yen etkisi olmayan bir tedavi yöntemidir.  Işık tedavisi, kandaki seratonin düzeyini erttırır.

İlaçlar, ışık tedavisi yerine veya ışık tedavisini destekleyici olarak kullanılır. Mevsimsel etkili rahatsızlığa neden olan, negatif düşünce ve davranışların belirlenmesi ve tedavisinde psikoterapiden de yaralanılır.

Mevsimsel depresyonu önlemek için, kış günlerinde sık sık dışarı çıkın. Parklarda ve sokaklarda dolaşın. Hafta sonlarında yeşil alanlarda, doğayla baş başa yürüyüşler yapın. Kışın tatile gidecekseniz, güneşli ve sıcak yerleri tercih edin. Odanıza mümkün olduğunca bol ışık girmesini sağlayın. Düzenli olarak egzersiz yapın. Egzersiz alışkanlığı endişeyi azaltır, zihninizi açar ve kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olur.

kadin.tr.msn.com

  • Comments Off

İşte erkekler için genç kalmanın bilinmeyenleri!

Genç kalmanın bilinmeyen bazı sırları var.. Eğer bu birkaç basit işlemi hayatınızın bir parçası haline getirirseniz genç kalmak çok kolay…

1-HER GÜN 10 DAKİKANIZI GÜNEŞ ALTINDA GEÇİRİN

D vitamini eksiğinizi böyle kapatırsınız.

2-KOLESTEROLÜNÜZÜ DENGEDE TUTUN

Yüksek kolesterollü erkeklerin iktidarsızlık riski iki kat daha fazla.

3-DİŞİNİZİ NORMALDE KULLANMADIĞINIZ ELİNİZLE FIRÇALAYIN

Bu şekilde Parkinson ve Alzheimer riskinizi azaltmış olursunuz.

4-EŞİNİZİN ÇALIŞMASINA İZİN VERMEYİN

Full Time çalışan erkekler daha genç kalıyor ve daha uzun yaşıyor.

5-DAHA AZ ET TÜKETİN

Sadece kanser ve kalp hastalığından korunmazsınız iktidarsızlık ve saç dökülmesi gibi sorunların da ortadan kalkmasını sağlarsınız.

6-GÜNDE 5 ELMA YİYİN!

Bağırsak kanseri riskinizi ancak bu şekilde ortadan kaldırabilirsiniz.

7-GENÇ BİR KADINLA EVLENİN

Kendisinden 15-17 yaş daha genç bir kadınla hayatını birleştiren erkeklerin ölüm riski yüzde 20 daha az. 9 yaş küçük bir eş ise yüzde 11 daha az ölüm riski anlamına geliyor.

8-SAÇLARINIZ DÖKÜLMESİN İSTİYORSANIZ DİŞLERİNİZİ FIRÇALAYIN

İspanyol bilim adamlarına göre dişlerde oluşan hasar saçları doğrudan etkiliyor ve saç dökülmesine yol açıyor.

9-HER GÜN SEKS YAPIN

Her gün seks yapan erkeklerde DNA’larda oluşan hasarın yüzde 12 daha düşük olduğu tespit edildi.

10-ÇOK GEREKMEDİKÇE AĞRI KESİCİ KULLANMAYIN

Harvard üniversitesine göre yüksek tansiyon riskini her gün alınan normal ağrı kesiciler yüzde 38, aspirin ise yüzde 26 artırır.

11-CÜZDANI ARKA CEBİNİZDE DEĞİL GÖĞÜS CEBİNİZDE TAŞIYIN

Bu şekilde cüzdanın sebep olduğu bel ağrılarından kurtulur omurga yapınızın bozulmamasını sağlarsınız.
vatan gazetesi

  • Comments Off

Afrodizyak etkili yiyecekler!

Bazı besinlerin afrodizyak etkisi bulunduğu biliniyor.
İşte ruhu ve libidoyu besleyerek afrodizyak etki yaratan ve cinsel istekleri artırmak için uzmanların tavsiye ettiği yiyecekler…

Kadınlar için

Çikolata, beyindeki seratonin seviyesini artırmakta ve mutluluk hissi veriyor. Kadınlar erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı. Diğer etkili yiyecekler ise, ahududu, yoğurt, kırmızı biber, köri ve diğer baharatlar..

Erkekler için

Erkekler üzerinde afrodizyak etkisi, olan yiyecekler listesi oldukça zengin; Maydanoz, nane, tarçın, kekik, vanilya, sivri biber, hardal, kereviz, ayçiçeği, greyfurt, susam, yumurta, kuşkonmaz, enginar, bezelye, badem, ceviz, hindi (çinko ihtiva ediyor, üstelik ucuz ve protein açısından da zengin), roka (bolca demir ve C vitamini içeriyor), şalgam, Antep fıstığı ve fındık (içerdikleri doymamış yağ asitleri ve E vitamini nedeni ile afrodizyak olarak kullanılırlar), salatalık, kuşkonmaz, soğan, domates, fesleğen, karpuz, Hindistan cevizi, bal, pekmez, kivi, mango.

Meyve suları da afrodizyak

Sağlıklı ve dengeli beslenmede önemli bir yer tutan meyve sularının vücudun cinsel aktivite potansiyelinin artması için de gerekli olduğu belirtilirken, daha etkili bir seks hayatı için bol A vitamini ile magnezyum içeren kayısınını düzenli olarak tüketilmesi öneriliyor.

Günde 2 kase çilek 1 haftada afrodizyak etki gösteriyor

Yapılan çalışmalara göre; içerdiği E vitamini sayesinde sperm miktarını ve cinsel organlara giden kan dolaşımını hızlandırarak seks dürtüsünü artıran çilek günde 2 kase yenildiğinde 1 hafta içinde afrodizyak etkisini gösteriyor. Temel yağ asitleri ve antioksidanlarıyla seks hormonlarının üretimini hızlandıran avokado da, haftada 3 kez yenildiğinde etkisini 2 hafta içinde sperm miktarında önemli oranda artış sağlıyor. Ayrıca, muz, çilek, incir, şeftali, armut, hurma, üzüm, elma, greyfurt, karpuz, kivi ve ahududu da çok güçlü afrodizyak etkisi olan meyveler arasında yer alıyor.

gerçekgündem

  • Comments Off

Sene boyunca yorulan beyninizi tatil ve sporla dinlendirin!

Bütün yıl çalıştınız ve hem beyniniz, hem bedeniniz yoruldu. Artık dinlenme zamanı. Beyninizi ve bedeninizi dinlendirmek için tatile çıkın ama aklınızı işte bırakmayın. Yapacağınız işlerinizi düşünmek yerine, bol bol yüzün.

Bu yıl yaşanan ekonomik kriz, zorlu ve stresli bir iş ortamını da beraberinde getirdi. Bütün bir yıl boyunca iş ortamından bunalıp kendini çok yorgun hissedenler için bu yıl iyi bir tatil yapmak çok önemli Beyin sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç Dr. Serdar Dağ, dönüşte zinde ve mutlu şekilde işbaşı yapmak için tatilde beynimizi dinlendirme yollarını anlattı.

*Yorulan beyni dinlendirmenin en iyi formülü nedir?

Yorulan beynin dinlenmesi için en iyi yol tatile çıkmaktır. Tatilde sadece bedeni değil, zihni de dinlendirmek gerekir. Uzun yaz tatilleri haricinde yıl içinde fırsat buldukça kısa aralıklarla iş ortamından uzaklaşmak lazım.

*Beyin tatilde dinlenir mi?

Beyin ancak amaca uygun tatil yapılırsa dinlenir. Bazen tatil süresince ertelenen işler yapılmaya çalışılır. Bu durum sadece beynimizi bir işten diğerine yönlendirmeye ve onu daha fazla yormaya neden olur. Tatil sadece iş ortamından uzaklaşmak olarak algılamamalıyız. Bu süreyi, beynimizi işgal eden olumsuz düşünceler ile iş takıntılarını temizleyecek şekilde değerlendirmeliyiz.

GÜNEŞ DAİMA MUTLULUK VERİR!

*Deniz ve güneş beynin dinlenmesini yardımcı olur mu?

İnsan ruh yapısı mevsimlerle yakından ilişkilidir. Güneşli havalarda insana mutluluk ve heyecan veren maddeler oldukça fazla salgılanır. Yoğun ve stresli bir iş temposundan sonra çıkılan tatilde, güneşle denizin birarada olması beynin dinlenmesi için bulunmaz bir fırsattır. Yüzme, bedenimiz için çok faydalı bir spordur. Bunun yanında deniz suyu, özellikle güneş ışınlarıyla birleşince birçok hastalığa karşı koruyucu etki gösterir. Deniz ve güneş ikilisi sayesinde beyinden salgılanan hormonlar; insana huzur verir ve rahatlatır. Ayrıca seks dürtüsünü artırır ve bozulan ruh halini düzeltir.

*Tatilde neden cinsellik artar ve hemen aşık oluruz?

Tatilde tüm düşünceler bir tarafa atılır. Kişi tatile çıkarken beynini yalnızca dinlenmeye ve eğlenmeye programlar. Rahat ortam, güneş, deniz, ve tüm temiz havanın etkisi ile seks dürtüsü artar, duygusal heyecan doruk noktasına çıkar. Cinsel isteğin artması ile tatilde daha fazla yapılan seks, beyin dolaşımını olumlu etkiler, kişiye zinde tutar, uzun yaşamı destekler ve stresi yok ederek vücudu rahatlatır.

Tatil aşkları ise beyni yorar. Daima karşı tarafı düşünme, beraber olma duygusu stres yaratır. Karşılık görmeyen duygular kişinin takıntı yapmasına neden olur. Takıntı ile oluşan uykusuzluk, sinir gibi belirtiler kısa olan tatili, çileli hale getirir.

*Bütün yıl yoğun ve stresli çalışanlar nasıl bir tatil yapmalılar?

Bu yıl ekonomik zorluğu aşamayan insanlarda; beynin ve sinir sisteminin aşırı yıpranmasına bağlı olarak depresif ruh hali, uykusuzluk, isteksizlik, panik atak, ve her şeyi kafaya takma fibi problemler görülebilir. Bu problemleri olan kişilerin depresyona yakalanma oranı bu yıl daha fazla arttı. Depresyon tedavi edilmezse  kronik bir hale dönüşür ve tedaviye direnç gösterir. Bu durum insanın yaşam kalitesini, iş verimini düşürür.

Depresyonlu bir hasta tatile çıkarsa beynin salgıladığı hormonların etkisi ile beyin ve vücut dinlenmesi imkansız hale gelir. Bunun için depresyondaysak, mutlak bir tedaviye başlanmalı, daha sonra tatile çıkmalıyız.

*Spor yapmak beynin dinlenmesini yardımcı olur mu?

Spor beyni dinlendirir, kan akımını ve beynin kanla beslenmesini artırır. Kural olarak, bir insanın zihin yorgunluğu ile beden yorğunluğu eşit olmalı. Günümüzün yoğun iş ortamında zihni aşırı yorulan bir kişi, vücudunu da o oranda yormazsa dengesizlik olur. Dengeyi kurmak için; uykusuzluk ; sinir, kafaya takma gibi problemlerle vücudu yorar. Bu durum beynin daha da fazla yorulmasına ve yıpranmasına yol açar.

günaydın.Doç.Dr.Serdar Dağ

  • Comments Off

İşte, erkekleri kanserden koruyan 8 ipucu!

1-Sigarayı bırakın: Sigara akciğer, lösemi (kan kanseri), mesane, gırtlak gibi pek çok kanser türüne yol açıyor. Eğer sigara içiyorsanız hemen şimde bırakın. Sigarayı bırakmakta zorlanırsanız sigarayı bırakma polikliniklerine başvurun.

2-Güvenli seks: Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan HPV virüsü erkeklerde penis kanseri riskini artırıyor. HPV prezervatifin örtmediği genital bölgenin yakın temasıyla da bulaşabiliyor. Dolayısıyla prezervatif HPV virüsünün bulaşma riskini tamamen ortadan kaldırmıyor.

3-Prostat sağlığına dikkat: 40 yaşından sonra 6 ayda bir PSA testi yaptırın ve bir kez prostat muayenesi olun. Bunlar kanserin erken dönemde yakalanmasına olanak tanır. Pek çok erkek prostat muayenesinden çekiniyor, oysa muayene çok kolay ve sadece birkaç dakika sürüyor.

4-Egzersiz yapın: Düzenli egzersiz pek çok kanser türüne yakalanma riskini azaltır. Bir spor salonuna yazılabilir, açık havada ya da evinizdeki yürüyüş bandında yürüyebilirsiniz.

5-Bilinçli bir bir diyet uygulayın: Hayvansal yağlardan fakir, sebze meyve bakımından zengin bir diyet kansere yakalanma riskinizi önemli oranda azaltır. Araştırmalar, tereyağı, içyağı gibi hayvansal yağların ve aşırır tüketilen kırmızı etin kanser riskini artırdığını gösteriyor. Meyve ve sebzeler ise kanserle savaşan yüksek oranda antioksidan maddeler içeriyor.

6- Solaryumdan uzak durun: Özellikle dışarıda çalışmayı gerektiren bir işiniz varsa cilt kanserinden korunmak için gerekli önlemleri alın mutlaka güneş gözlüğü kullanın, güneşin dik geldiği saatlerde (11.00-16.00)  güneş kremi sürün, özellikle güneşe maruz kalan cildinizi örtecek giysiler tercih edin. Solaryumdan uzak durun. Çünkü en tehlikeli cilt kanseri olan malin melanom riskini artırıyor.

7-Her ay testis muayenesi yapın: Testis kanseri 15-45 yaş arası erkeklerde en sık görülen kanser türü. Her ay kendi kendinize testis muayenesi yapın. Bir ya da iki testiste ağrısız şişlikler, testis torbasında (skrotum) ağırlık ya da şişlik, ağrı hissi , belin alt kısmında, alt karında ya da kasıklarda ağrı, testis torbasında sıvı toplanması gibi belirtilerin varlığında doktora başvurun.

8-Ailenizdeki kanser öyküsünü araştırın: Kolon, prostat ve erkeklerde görülen meme kanseri genetik geçiş gösterebilir. Doktorunuzu ailenizde görülen kanser türleri hakkında bilgilendiri. Doktorunuz yaptırmanız gereken kontrolleri size anlatacaktır.

Posta Prof.Dr.Erkan Topuz

  • Comments Off

Uzun yaşatan süper yiyecekler!

Sadece biraz iyi beslenmeyle ömrünüzü tam 12 yıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? İşte o sırrı taşıyan yiyecekler;

Östrojen eksikliği osteoporoz ve cilt yaşlanmasına yol açıyor, erkekte sperm hareketliliğini, kadında cinsel isteği azaltıyor. Tiroid azlığında ise kalp hızı ve refleksler yavaşlıyor. Kırışıklık, gerdan sarkması, göz altı torbalarının sorumlusu ise büyüme hormonları!

İyi ve uzun bir yaşam için öncelikle doğru beslenmek gerekiyor. Spor, yeterli uyku, sigara ve alkolden uzak durmak, obezite varsa bunu tedavi etmek, hormon replasmanı, vitamin-mineral ve fitokimyasal takviyesi gerekiyor. Genç kalmak için sağlıklı kalp ve damar sistemine ihtiyacımız var. Kalp ve beyin enfarktüsü damar hastalığının ağır klinik şekilleridir.

KÖTÜ BESLENME YAŞLANDIRIR

Kötü beslenme kişiyi 12 yaş ihtiyarlatır, iyi beslenme ise 12 yaş gençleştirir. Gençleşme planındaki en önemli adım kalp ve damarları korumak. Bunun için doymuş yağlar ve balık dışında et az tüketilmeli. Balık dahil tüm etler kolesterol içerir (90 gram balıkta 63 mg. kolesterol, 90 gram derisiz tavuk ya da hindide 74 gram kolesterol vardır). Ancak balık etinde bulunan omega 3 yağ asitleri, balıktaki kolesterolün zararını önler.

İNSANI GENÇLEŞTİREN YİYECEKLER

Hormonları dengeleyen yiyecekler

Ekmek, gevrek ve tahıllar:
Arpa, esmer pirinç, bulgur, karabuğday, darı, yulaf, müsli, mısır unu, çavdar, tam tahıllı pide.

Pilav, makarna: Horozibiği, esmer pirinç, tapyoka, kuskus, tam tahıllı makarna, yabani pirinç.

Baklagiller: Tüm fasulyeler, mercimek, börülce, miso (soya sosu), nohut, soya fıstığı, kırık bezelye, tempe, tofu.

Sebze: Tüm patatesler, taze bezelye, kahverengi mantar, yeşil bezelye, edame, keten tohumu, fıstık ezmesi, yerfıstığı, haşhaş tohumları, susam tohumları, ayçekirdeği, ceviz.

Kuruyemiş, tohumlar: Badem, Brezilya fındığı, Cashew (mahun cevizi), fındık.

Genetik devreleri yenileyen yiyecekler Böğürtlen, yabanmersini, kiraz, kırmızı yabanmersini, frenküzümü, üzüm, nar, kuru erik, ahududu, kırmızı elma, çilek.

Meyve:

Sebze: Pancar, patlıcan, mor renkli hindiba.

İçecek: Yeşil ve siyah çay (günde 3-4 bardak), listedeki meyvelerden herhangi birinin suyu, kırmızı şarap, beyaz şarap.

Baharat (limitsiz): Tüm yeşil yapraklı otlar, nane, zencefil, köri, tarçın, kakule, yenibahar.

 DNA’yı yapılandıran yiyecekler

Proteinler: Tavuk, süzme peynir, yumurta, balık (vejetaryenler için baklagiller), sosis, az yağlı ya da diyet peyniri, et, sakatat, tofu, hindi.

Süt ürünleri: Kefir, az yağlı süt, yumuşak peynir, soya sütü, yoğurt.
Yağlar: Kanola, macadamia fındığı, zeytinyağı, susam, salata sosları, tereyağı, margarin.
İnternethaber.com

 

 

 

 


 

  • Comments Off

Mucize gıda erkeğin düşmanı!

Bu besin son yıllarda sağlıklı bir beslenmenin vazgeçilmezi haline geldi ancak…

“Mucize” gıda soya son yıllarda sağlıklı bir beslenmenin vazgeçilmezi haline geldi. Ancak Amerikan Men’s Health dergisi soyanın erkek neslini tehdit ettiğini iddia ediyor.

ABD’li James Price (55), bir yıl önce göğüslerinde büyüme, sakal, kol, bacakla göğsündeki tüylerin azalması ve cinsel gücünü yitirmesi şikayetleriyle doktora gitti. Testlerde Price’in vücudunda sağlıklı erkeklere oranla sekiz kat fazla östrojen hormonu tespit edildi. Kadınlarda daha baskın olarak bulunan bu cinsellik hormonunun oranı, sağlıklı kadınlardan bile daha yüksekti. Gittikçe duygusallaşan ve kadınlara ilgisini yitiren Price, dört ayrı doktora gitmesine rağmen sorununun kaynağını bulamadı. Son doktoru ise sonunda Price’in günde 1.5 litre soya sütü tükettiğini fark etti.

Soya fasulyesi ve soyadan yapılan gıdaların kalp sağlığını koruduğunu, kolesterolü düşürdüğü, ömrü uzattığı ve prostat kanseri riskini azalttığı ortaya konmuştu. Ancak bilim adamları, artık soyanın faydaları konusunda o kadar da emin değil. Soyadaki “genistein” ve “daidazein” maddeleri kadınlarda baskın olan östrojenle aynı işlevi görüyor. Günde 25 gr soya proteini almak bile erkeklerdeki hormon dengesini bozarak, “cinsiyet” sorunlarına yol açabiliyor. Connecticut Üniversitesi’ne göre soya testesteron üretimini düşürüyor. Harvard Üniversitesi de soyanın sperm sayısını yüzde 32’ye kadar azaltabildiğini ortaya koydu. Bol bol soya tüketen Çinli erkeklerde cinsel sorunlara ortalamadan yüzde 10 fazla rastlanması da soyanın erkekler için oluşturduğu riski doğrular nitelikte. Price, doktorunun tavsiyesi üzerine soya sütü içmeyi bıraktı ve hormon dengesi 3 ay sonra normale döndü. Uzmanlar, özellikle 40 yaşın üzerindeki erkeklerin soya tüketimini sınırlamasını tavsiye ediyor.

gerçekgündem

 

  • Comments Off

Doğal viagra karpuz!

Yapılan son araştırmalara göre karpuz viagra ile aynı etkiyi yapıyor.

Teksas Üniversitesi`nde doktorların yaptığı son araştırmalara göre karpuz, afrodizyak etkisi olan gıdaların başında geliyor. İstiridye, çilek ve çikolata gibi besinler ise cinsel enerjiyi sanıldığı kadar arttırmıyor. Uzmanlara göre cinsel isteğin, cinsel enerjiye dönüşebilmesi için afrodizyak gıdaların vücutta olumlu değişimler yaratması gerekiyor. Karpuz, çok miktarda tüketildiğinde, içinde ve kabuğunda bulunan citrulline vücuttaki enzimlerle reaksiyona giriyor ve `arginine` adlı bir amino aside dönüşüyor. Yani karpuz, tıpkı Viagra gibi bedendeki damarları açarak ereksiyon oluşumunu garantiliyor. Bu durum aynı zamanda, kalbe, dolaşıma ve bağışıklık sistemine iyi geliyor.

Araştırmayı yürüten Teksas Üniversitesi`nden Dr. Bhimu Patil, karpuzun Viagra`dan farklı olarak hiçbir yan etkisinin bulunmadığını belirtti. “Citrulline` maddesinin yüzde 60`ının karpuzun kabuğunda bulunduğunu belirten Patil, karpuzun ancak çok fazla tüketildiğinde bu etkiyi yapacağını dolayısıyla karpuz tüketirken alınan şekeri azaltmak için çalışmalar yapacağını söyledi. Araştırmacılar, `citrulline` maddesinin, karpuz dışında salatalık ve kavunda az miktarlarda, ceviz tohumunda ise yüksek miktarda bulunduğunu kaydetti. Bu gıdalardan maksimum faydayı sağlamak için her gün düzenli olarak tüketilmeleri gerekiyor.

haber3

 

  • Comments Off

Sağlıklı yaşam için 30 küçük ipucu!

The Independent gazetesinde yayınlanan sağlık ipuçları listesinde, herkesin her an çok kolay uygulayabileceği öneriler var. İşte sağlıklı bir ömür için yapmanız gerekenler:

1-Her gün bir diş sarımsak yiyin: Sarımsak vücuttaki hastalık sebebi olabilecek kimyasalların seviyesini yüzde 48 azaltırken, beynin yaşlanmasını önlüyor, kolesterolü düşürüyor.
2-Egzersizi ihmal etmeyin: Günde bir kilometre yürüyüş ya da haftada üç kez hafif egzersiz kalp hastalığı riskini düşürüyor.

3-Kepekli ürünler kanserden korur: Haftada dört kez kepek içeren ekmek, makarna ya da kabuklu pirinç tüketmek kanser riskini yüzde 40 azaltıyor.

4-Sebze-meyveyi eksik etmeyin: Sebze-meyve, özellikle de domates, kırmızı üzüm, brokoli yiyenlerde kalp krizi, kanser ve şeker hastalığı riski düşüyor.

5-Ayaküstü yemekten vazgeçin: Hamburger, patates kızartması vs. gibi yiyecekleri tüketmeden önce kalp hastalıklarının üçte birinin bu yiyecekler yüzünden ortaya çıktığını hatırlayın ve fast food’dan vazgeçin.

6-Bel ağrısına çalışma iyi gelir: Araştırmalar bel ağrısı çekenlerin yatmak yerine normal aktivitelerine devam ettiğinde daha çabuk iyileştiğini gösteriyor. Fazla zorlamamak koşuluyla hareket etmek belinize yatmaktan daha iyi geliyor.

7-Sofrada balık olsun: Düzenli olarak balık yemek kalp riskini azaltıyor, ayrıca balıkta bulunan yağlar bağışıklık sisteminizi güçlendiriyor.

8-Tuzu azaltın: “Fazla tuz felce ve kalp hastalıklarına davetiye çıkarır” diyen uzmanlar günde 5 gramdan fazla tuz tüketilmesini sakıncalı buluyor.

9- Üzüm çekirdeği kanserden korur. Üzüm çekirdeği bilinen en doğal antitoksindir.

10-Kahvenin faydaları: Araştırmalar günde iki fincan kahvenin kolon kanser riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azalttığını gösteriyor. Ancak kahvenin çok fazla tüketilmesi yüksek tansiyona neden olabiliyor.

11-Çaya devam: Uzmanlar, bol bol çay içenlerin kalp krizinden ölme riskinin yarı yarıya azaldığını belirtiyor.

12-Şok diyetler faydasız: “Haftada üç kilo” vermeyi vaat eden diyetlerden uzak durun. Kilo vermek istiyorsanız bunu hafta hafta değil uzun vadede yapmaya çalışın.

13-Aşırı kiloya dikkat: Yeni bir araştırmaya göre, kilolu insanların aldıkları her yeni kilo ömürlerini 20 hafta kısaltıyor. Fazla kiloları vermek kalp, kanser, eklem iltihabı hastalıklarından koruyor.

14-Selenyuma ihtiyacınız var: Kansere karşı doğal bir koruyucu olan selenyum fındık, fıstık, balık, tahıl gibi ürünlerde bol miktarda bulunuyor. Her gün selenyum alanlarda kanser riski yüzde 37 azalıyor.

15-Kolesterolü düşürün: Egzersiz yapmak ve yağı, tuzu azaltmak kolesterolü düşürüyor, bu da kalp krizi ve felçten korunmanızı sağlıyor.

16-Mucize ilaç aspirin: Ağrı kesici olarak aldığımız aspirin bizi kalp hastalığı, felç ve kanserden koruyor.

17-Düzenli seks bağışıklığı güçlendirir: Uzmanlara göre haftada dört kez seks yapmak, vücudu gripten koruyan Iga maddesini artırıyor. Ayrıca bu kişiler on yıl daha genç görünüyor.

18-Rahatlamayı öğrenin: Sosyalleşerek, hobi edinerek rahatlamak ruh sağlığına iyi geliyor. Ayrıca haftada üç kez rahatlatıcı egzersiz yapmak stres ve depresyonu önlüyor.

19- Sigaraya hayır: Sigarayı bırakmak artık daha kolay, nikotin bantları ve sakızları, akupunktur vs. gibi yöntemleri deneyebilirsiniz. Eğer tamamen bırakamıyorsanız azaltmak da sizin için yararlı olacaktır.

20-Ağız kokusunun çaresi var: Uzmanlar ağız kokusuna yol açan hastalıkları önlemek için günde iki kez fırçalama, gargara kullanmanın yanı sıra havuç gibi lifli yiyecekler yemeyi ve çok fazla kahve içmemeyi öneriyor.

21-Sağlık için şarkı söyleyin: Doktorlar şarkı söylemenin ruh ve beden sağlığına iyi geldiğini belirtiyor. Şarkı söylemek rahatlatıyor, nefes egzersizi yerine geçiyor, depresyona iyi geliyor hatta ömrü uzatıyor.

22-Sağlıklı sinüsler için mırıldanın: Mırıldanarak şarkı söylemek de sinüsleri açıyor, sinüziti önlüyor.

23-Uykusuz kalmayın: Uyku bağışıklık sisteminin iyi çalışmasında etkili oluyor. Yetersiz uyku konsantrasyon eksikliğine yol açıyor.

24-Her gün vitamin alın: İçeriğinde folik asitin de bulunduğu vitamin tabletleri sizi kanser ve kalp hastalıklarından koruyor.

25-Cildinizi nemlendirin: Cildiniz için yazın, güneşten koruyucu kremleri, kışın da çatlama ve kırışıklardan korumak için nemlendiriciyi ihmal etmeyin.

26-Elma dişlere iyi gelir: Böğürtlen bakterilerin dişe yapışmalarını engelleyerek diş eti hastalığı riskini azaltırken, elma, portakal, havuç, ıspanak gibi lifli yiyecekler de dişleri güçlendiriyor.

27-Eş seçerken dikkat: Uzmanlar kronik rahatsızlıkların kadın-erkek ilişkilerinde iki tarafı da etkilediğine dikkat çekiyor ve kronik hasta bir kişinin eşinin de hasta olması riskinin altı kat artığını söylüyor.

28-Su içmeyi ihmal etmeyin: Günde beş bardak su içen kişilerde kolon kanseri riski yüzde 50 azalıyor.

29-Dostların sağlığa yararı: Doktorlar, dostlarla ilişkilerin hafızayı geliştirdiğine dikkat çekiyor.

30- En sağlıklı meslek grubu pazarlama: İngiltere’de satış elemanları en sağlıklı meslek grubunu oluşturuyor. Bu gruptakiler meslekle ilgili hastalıklara çok az yakalanıyor.

habervaktim.com

 

 

  • Comments Off

Çocuğunuzu hastanede sünnet ettirin!

Hastane dışında yapılan sünnet çocukta psikolojik travmaya yol açıyor.
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Turgut Özal Tıp Merkezi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Abdurrahman Karaman, hastane dışında yapılan sünnetlerde sadece bölgesel uyuşturma yapılmasının uyanık haldeki çocukta ciddi bir psikolojik travma oluşturabildiğini söyledi. CİHAN’a açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Abdurrahman Karaman, yazın okulların tatile girmesi ile çocuklarını sünnet eden ailelere uyarılarda bulundu. Sünnetin, idrar yolu enfeksiyonu, AİDS ve penis kanserlerini azalttığına işaret eden Karaman, uygun olmayan kişilerce ve steril olmayan şartlarda sünnet yapıldığında ciddi komplikasyonlar gelişebildiğine dikkat çekti. Özellikle toplu sünnet yapılan ortamlar, ev ve ofis şartlarında yapılan sünnet sonrası daha fazla sorun yaşandığına değinen Karaman, sünnet sonrası idrar yapamama, kanama, yara yeri enfeksiyonu, yetersiz sünnet gibi kolay tedavi edilebilir komplikasyonlar görülebileceğini dile getirdi. Karaman, bunların yanı sıra penisin (glans) denilen baş kısmında veya gövdesinde kısmi ya da tam kopma, (üretra) olarak adlandırılan idrar yolunda hasar, idrar yolunun uç kısmında darlık, erişkin yaşamda cinsel fonksiyon bozukluğu gibi çok ağır ve tedavisi oldukça güç komplikasyonlarda görülebildiğini ifade etti.
Karaman, hastane dışında yapılan sünnetlerde sadece bölgesel uyuşturma yapılmasının uyanık haldeki çocukta ciddi bir psikolojik travma da oluşturabildiğini anlattı. Uygun yatıştırıcı ve ağrı kontrolü sağlanmasının en az cerrahi işlem kadar önemli olduğunu belirten Karaman, sünnet işlemi ya da medikal ismi ile “circumcision” bir cerrahi girişim olup kesinlikle steril şartlarda, steril cerrahi malzeme kullanılarak ve çocuk hasta konusunda uzmanlaşmış cerrahlar tarafından yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.habertürk 

 

  • Comments Off
Sonraki Sayfa »