Üç Boyutlu Cilt Gençleştirme Sistemi!

Cilde genç bir görünüm sunan tedavi herkese uygulanabiliyor.
Renk, yapı ve esneklik ayarı ile cilde üç boyutlu genç bir görünüm sunan tedavi, ağrısız ve yan etkisiz olarak herkese uygulanabiliyor.

Güneş ışınlarının zararlı etkileri, hava kirliliği, yaşlanmayla birlikte lekelenmeler, kırışıklıklar ve elastikiyet kaybı ortaya çıkıyor. Bu sorunları gidermek amacıyla da karşımıza yeni bir yöntem çıkıyor: ‘Üç Boyutlu Cilt Gençleştirme Sistemi’! Yoğun vurulu ışık (IPL), Nd-YAG lazer ve Titan teknolojisini birleştiren bu sistem hakkında Acıbadem Bağdat Caddesi Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Yasemin Saray bilgi verdi.

Foto genesis: Yoğun vurulu ışık sistemi kullanılarak uygulanan ‘foto genesis’ işlemi derinin epidermis adı verilen en üst tabakasını etkiler. Bu ışık, melanin ve hemoglobin gibi hedef dokular tarafından emilir, emilen ışık dokuda ısı enerjisine dönüşerek hedef dokuları tahrip eder. Böylece lekeler, kızarıklıklar ve ince damarsal genişlemeler tedavi edilir. Ciltteki renk farklılıkları giderilir.

Lazer genesis: Nd-YAG lazer kullanılarak uygulanan bu işlem cildin üst dermis adı verilen tabakasını etkiler. Bu tabakada bulunan azalmış ve yapısı bozulmuş olan kollajen liflerinin yeniden çoğalmasını ve düzenli bir yapı oluşturmasını sağlar. Böylece genişlemiş gözenekler, derideki kalınlaşma, kabalaşma ve ince kırışıklıklar yok edilir.

Titan yöntemi: Güvenli bir kızıl ötesi ışık kaynağı kullanımı ile gevşemiş ve sarkmış cildi sıkılaştırmak için kullanılan bir yöntemdir. Bu ışık cildin derin dermis olarak bilinen en alt tabakasını ısıtarak kollajen liflerin kısalıp kalınlaşmasını, uzun dönemde ise kollajenin yeniden yapılanmasını sağlar.

Kimlere uygulanabilir?

Kahverengi lekeler, kızarıklık, ince damar genişlemeleri, geniş gözenekler, deride kalınlaşma ve kabalaşma, ince kırışıklıklar, deride gevşeme veya sarkma sorunu olan her hastaya uygulanabilir.

Hangi bölgelere uygulanır?

Foto genesis ve lazer genesis en sık yüz, el üzerleri ve dekolte bölgesine uygulanır. Titan yönteminin en sık kullanıldığı bölgeler ise yüz, boyun ve özellikle yeni doğum yapmış kadınlarda karın bölgesidir. Ancak bu üç yöntem de deride sorun olan vücut bölgelerine uygulanabilir.

Ağrılı bir uygulama mıdır?

Uygulamalar sırasında ağrı hissedilmez. Foto genesis uygulaması sırasında hafif bir batma hissi olabilir. Laser genesis işlemi deride hafif bir sıcaklık hissedilmesine neden olur. Titan uygulamasında ise daha belirgin bir ısınma hissi olur.

Kaç seans gerekir?

Her bir tedavi kişinin ihtiyacına göre hazırlanır, buna göre seans sayısı belirlenir.

Yan etkisi var mı?

Tedavi yapıldıktan sonra kızarıklık veya kabarıklık oluşabilir ve birkaç saat sonra ortadan kalkar.

Etkisi ne zaman görülür?

Tedaviden sonra görülebildiği gibi, 2-4 hafta sonra da etkisi başlayabilir.

Doz ayarı çok iyi yapılabiliyor

Üç Boyutlu Cilt Yenileme Sistemi’nin IPL özelliği, geleneksel IPL cihazlarına oranla daha güvenli. Çünkü diğer sistemlerde atış öncesinde cihazın istenilen dozda atış yapıp yapmadığı kontrol edilirken, bu cihazda atış kontrolü sürekli yapılıyor.

Programlanabilir dalgaboyları sayesinde koyu cilt tiplerine özel dalgaboyları ile güvenli ve etkin bir şekilde kullanılabiliyor.

Cihazla uygulama yapıldıktan sonra ilk 10 gün ve tabii ki daha sonra güneşin zararlı etkilerinden korunmaya devam edilmesi gerekiyor.

24 saat yoğun kimyasallardan kaçınılması önemli.

Güneşin zararlı etkilerinden dolayı yeni lekeler çıkabilir.

Güneş

  • Comments Off

Güneş canınızı yakmasın!

Güneşe hepimizin ihtiyacı var. Hem bedenen hem de ruhsal olarak…

Ama fazlası herşeyde olduğu gibi kalıcı hasarlara yol açabiliyor. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Doç.Dr. Nahide Onsun’un güneşin zararlarıyla ilgili ilginç saptamalarına kulak verelim.

Güneşin zararlı etkiler neler, kısaca bahsedebilir misiniz?

Yaz mevsiminin etkisini hissettirdiği şu günlerde güneşin keyfini çıkarırken zararlarına karşı da korunmayı unutmamak gerekiyor. Güneşe ilk çıktığımızda karşılaşabileceğimiz güneş yanığı, alerjik reaksiyonlar ve halk arasında uçuk adıyla bilinen “herpes simplex” gibi bazı viral enfeksiyonlar güneşin kısa dönemli zararları arasında. Güneşin en tehlikeli zararları ise uzun dönemde ortaya çıkıyor. Cilt kanserleri ve erken cilt yaşlanmaları uzun dönemli etkiler. Yapılan araştırmalar cilt kanserinin en büyük nedeninin güneş hasarları olduğunu ortaya koyuyor.

Güneşin en zararlı ışınları hangiler? Ayrıca güneşe bağlı olarak ciltte ne gibi hasarlar görülebilir?

Güneşin tüm ışınları korunulmadığı sürece zararlı. Ancak ultraviyole A ışınları uzun dönemli zararlara neden olduğu için daha zararlı sayılıyor. Ultraviyole B ışınları ise kısa dönemli zararlara neden oluyor. Örneğin güneş yanıkları bu ışınları yüzünden oluşuyor. 10 yaşın altındaki çocukların yüksek derecede ultraviyole ışınlarına maruz kalması ileriki yaşlarda cilt kanseri riskini artırıyor. Bu nedenle çocukların güneşten korunması daha önemli.

Güneşin yarattığı bu zararlı etikilerden nasıl korunabiliriz?

Güneşten korunma alışkanlığı çocukluk çağından itibaren kazandırılmalı. Ancak sadece yaz aylarında değil yılın her mevsimi korunmak önemli. Özellikle UVA ve UVB  ışınlarına karşı koruma sağlayabilen güneş koruyucuları tercih edilmeli. Kış ve sonbahar ayları içinde 16 koruma faktörü içeren koruyucular yeterli olabilirken yaz aylarında daha yüksek koruma faktörü içeren güneş koruyucular kullanılmalı.

Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için güneş kremi kullanmak yeterli mi?

Güneş koruyucuları özellikle deri kanserlerinden korunmada tek başına yeterli değil. 11.00-16.000 saatleri arasında güneş altında kalınmamalı. UV filtreli gözlükler kullanılmalı, giysi ve şapka gibi koruyucu kıyafetlerle korunulmalı.

Siz güneş koruyucusu tavsiye ederken nelere dikkat ediyorsunuz?

Öncelikle kişinin yaşına dikkat ediyoruz. Çocuklara ve bebeklere onlar için özel olarak üretilmiş ürünleri tavsiye ediyoruz. Cilt özellikleri ve cilt hastalıkları ise seçim yaparken göz önüne aldığımız diğer kriterler. Koruyucunun UVA ve UVB’ye karşı etkili koruma sağlaması, dayanıklı olması ve kullanımının kolay olması da koruyucu krem seçiminde rol oynayan önemli etkenler…

Güneş kremi seçerken

-İyi bir koruyucu bilimsel çalışmalarla ıspatlanmış etkin madde içermeli.

-Suya dayanıklı olmalı ve bilimsel verilere dayanmalı.

-Kullanımı estetik sorunlar yaratmamalı yani yağlı olmamalı  ve deride beyaz bir tabaka bırakmamalı.

-Aynı zamanda terlemeye dayanıklı olmalı  ve sürüldükten sonra 20 dakika içerisinde etkisini göstermeye başlamış olmalı….

Kelebek….

  • Comments Off

Yüzünüzdeki lekelere “kriyoterapi” ile elveda deyin!

Halk arasında ‘dondurma tedavisi’ olarak da tanınan bu yöntemde; cilt yüzeyine eksi 193 derece gibi, çok düşük ısı derecelerine kadar ulaşabilen sıvı azot veya karbondioksit püskürtülerek; kahverengi lekeler, siğiller, yaşlılıkla ilgili cilt kalınlaşmalar, et benleri dondurulur ve uzaklaştırılır. Kriyoterapinin avantajlarından bazıları; komplikasyon riskinin düşük olması, kolay ve hızlı uygulanmasıdır. Ayrıca, anestezi gerektirmediği için kişi uygulama sonrasında hemen günlük yaşamına dönebilir. Bu özellikleriyle, hekimlerin sıklıkla tercih ettiği bir yöntemdir. Dolaşımın yetersiz olduğu bölgelerde ‘melanoma’ adı verilen cilt kanseri türlerinde, saçlı bölge ve göz kenarında ise; bu yöntem uygulanmaz..

Dr. Ali Kerim Diler Hürriyet….

  • Comments Off

BİLİNÇSİZ BRONZLAŞAN CİLT KANSERİ OLUYOR!

Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Harman, beyaz tenli, mavi gözlü ve kızıl saçlı kişilerde ani yanmalara bağlı olarak kansere dönüşen lezyonların ortaya çıktığını söyledi.

Prof. Dr. Harman yaptığı yazılı açıklamada, güneşe maruz kalan kişilerin güneşin yararlı ışınlarının yanı sıra zararlı ışınlarından da etkilendiğini belirterek, bu nedenle özellikle yaz aylarında güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak gerektiğini bildirdi.

Özellikle kapalı alanlarda geçirilen kış aylarının ardından yaz aylarında insanların güneş ışınlarından etkilenecekleri açık ortamlara yöneldiğini ifade eden Prof. Dr. Harman, bu durumda uzun süre güneş ışınlarına maruz kalan kişilerde doğrudan güneş yanıklarının meydana gelebileceğini belirtti.

Prof. Dr. Harman, kontrollü bir şekilde güneşli ortamlara çıkıldığında sağlıklı bir şekilde bronzlaşmanın mümkün olduğuna dikkati çekerek, şöyle dedi:

“İlk gün yarım saat, ikinci gün 45. dakika, üçüncü gün de bir saat güneşli ortamda bulunmalıyız. Bu şekilde cildimiz yavaş bronzlaşır, ancak sağlıklı bir bronzluk elde etmiş oluruz. Beyaz tenli, mavi gözlü ve kızıl saçlı kişiler güneşin zararlı ışınlarından daha fazla zarar görüyor. Koyu tenli kişilerin güneşten doğal olarak korunmaları söz konusu. Beyaz tenli, mavi gözlü ve kızıl saçlı kişilerde ani yanmalara bağlı olarak kansere dönüşen lezyonlar ortaya çıkıyor.”

Bazı kişilerin güneşe çıktığında bronzlaştığını, bazı kişilerin de bronzlaşmadığını belirten Prof. Dr. Harman, koyulaşan derinin zararlı ışınlara karşı iyi bir koruma gerçekleştirdiğini, bunun yanı sıra güneşe maruz kalan ve hemen yanan kişilerde ise bu korumanın zayıf olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Harman, uzun süre güneşe maruz kalacak açık tenli kişilerin güneşten korunması gerektiğini, bu korumanın koruyucu ürünler ya da şemsiye, şapka gibi yöntemlerle sağlanabileceğini anlattı.

Koruyucu ürünlerin bilinçsizce kullanıldığına da dikkati çeken Prof. Dr. Harman, “Güneş koruyucuların bronzlaştırdığına dair yanlış bir düşünce hakim. Koruyucu ürünler sadece zararlı ışınlardan korur. Yüksek koruma faktörlü ürünler kullanılmalıdır. Hafif koyu tenliler en az 30 faktörlü, açık tenliler ise en az 50-60 faktörlü koruyucu ürünler kullanmalıdır. Bu koruyucu kremlerin güneşe çıkmadan en az 15 dakika önceden cilt üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturacak şekilde sürülmesi gerekir” dedi.

Kanser vakaları

Prof. Dr. Harman, cilt kanserinin en çok İngiltere, Kuzey Avrupa, Amerika ve Avustralya’da görüldüğüne de dikkati çekerek, o bölgelerde güneşin etkilerinin fazla hissedilmemesi nedeniyle tatil yaparken bilinçsizce güneşlenenlerde kanser oluşumunun hızlandığını bildirdi.

Güneş ışınlarının cilt yaşlanmasına da yol açtığını ifade eden Prof. Dr. Harman, ultraviyole ışınlarının cilt üzerinde 2 şekilde etki yarattığını belirtti.

Prof. Dr. Harman, güneş ışınlarının kısa ve uzun vadede çeşitli etkiler doğurduğunu kaydederek, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Güneş ışınlarının erken etkisi yanmaya sebep olur. Geç etkisi de ultraviyole ışınlarına bağlı cilt yaşlanması olarak etkisini gösterir. Deri yaşlanmasının iki türünden ilki kronolojik yaşlanma, ikincisi de fiziksel deri yaşlanmasıdır. Bu nedenle keyfi nedenlerle bronzlaşmak zararlı, bilinçli ve doğal bir şekilde bronzlaşmak ise faydalıdır.”

Kaynak : CNN Türk
  • Comments Off

Evde güzellik ‘bal gibi’ olur!

Evinizde hazırlayabileceğiniz maskelerle, pürüzsüz bir cilde kavuşabilirsiniz…

Yaz yaklaşırken sadece bedeninizi değil, cildinizi de forma sokmalısınız. Elma, bal ve limon gibi malzemelerle evinizde hazırlayabileceğiniz krem ve maskelerle, pürüzsüz bir cilde kavuşabilirsiniz.

Yaz yaklaşırken, insanların çoğu zayıflamak ve forma girmek için mücadele ediyor. Oysa sadece bedenimizi değil, cildimizi de sıcak yaz günlerine hazırlamamız gerekiyor. Yaz aylarında özellikle güneşin etkisiyle yıpranacak olan cildimizi, bahar aylarında tazelemek şart! Üsteli, bunu yapmak için kozmetik ürünlerine ya da güzellik merkezlerine servet ödememiz de gerekmiyor.

Daha genç ve sağlıklı bir cilde sahip olmak için öncelikle beslenmemize özen göstermeli ve sofralarımızda havuç, limon, ıspanak, bal, kırmızıbiber, brokoli, greyfurt, zeytinyağı, somon balığı ve keten tohumu gibi vitamin açısından zengin besinlere yer vermeliyiz. Tabii bir de, dışarıdan cildimize uygulayabileceğimiz ev yapımı kremler ve maskeler var. İşte evinizde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz doğal karışımlar:

Yüzünüzdeki tüm lekelerden kurtulun

250′şer gram taze süt ve alkolü iyice karıştırın. Soğuk yerde muhafaza etmeniz gereken bu karışımla, her sabah uyanır uyanmaz ve akşamları yatmadan önce yüzünüzü temizleyin. Alkolü, derecesini eczanede azalttıktan sonra kullanın. Bu özel karışım, yüzünüzdeki lekelerin yok olmasını sağlayacaktır.

Makyajınızı bademli sütle temizleyin

Malzemeler:

Bir kâse dövülmüş badem
500 gram süt
1 tatlı kaşığı badem yağı

Dövülmüş bademleri ve sütü yaklaşık 8 dakika boyunca kaynatın. 10 dakika demledikten sonra ise süzün ve cam bir şişeye koyun. Ardından, üzerine badem yağını ekleyin. Her cilt tipine uygun olan bu karışımı, makyajınızı silmek istediğiniz zaman kullanın. Bademin cildi yumuşatan özelliği sayesinde, cildiniz yıpranmadan temizlenecektir.

Gergin bir yüz için estetiğe gerek yok

1 salatalık, 1 limon ve 1 elmayı sıkıp, karıştırın.

Bunların sularını cam bir şişeye koyun. Bu karışımın içine 1 tatlı kaşığı alkol ve 5 damla lavanta ilave edin. İçerdiği vitaminler sayesinde cildi gerginleştiren ve gençleştiren bu toniği, 7 gün boyunca her sabah ve akşam cildinize sürün. Yüzünüzün nasıl sıkılaştığına ve gençleştiğine inanamayacaksınız.

Bahar yorgunluğunu papatya çayıyla atın

300 gram kaynar suya bir tutam papatya ekleyin ve bu karışımı çay gibi demleyin. 3 gün boyunca soğukta beklettik ten sonra, sabah-akşam yüzünüzü bu tonikle temizleyin. Cildiniz bahar yorgunluğunun tüm izlerinden arınacak, canlılık ve ferahlık kazanacaktır.

Kuru cildin başlıca ilacı bir kaşık bal ve tereyağı

Eğer çok kuru bir cildiniz varsa, 1 tatlı kaşığı tereyağı ile 1 tatlı kaşığı balı iyice karıştırın. Bu maskeyi yaklaşık 30 dakika boyunca yüzünüzde, özellikle de göz çevrenizde bekletin. Dekolte bölgesine de uygulanabilen bu özel karışım, cildinizin B vitamini almasını sağlayacak ve nem kazanmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca her gün 1 adet havucu hafif zeytinyağında pişirip yemek de, kuruyan ciltlerin nem kazanmasını sağlar.

Dekoltenize karışık meyve masajı uygulayın

Çilek, elma, portakal, şeftali ve üzümü azar azar sıkıp, karıştırın. Bu kürle dekolte bölgenize masaj yapın. Karışımı 40 dakika boyunca cildinizde tuttuktan sonra, yıkanın. Bu karışım, vücudunuzun doğal yollarla vitamin almasını ve nemlenmesini sağlayacaktır.

Kış uykusundan ceviz kürü yardımıyla çıkın

1 kâse öğütülmüş cevizi alabildiği kadar kesilmiş sütle iyice karıştırın. Bu karışımı cildinizde yaklaşık 5 dakika boyunca bekletin. Ardından da iyice ovarak çıkarın. Haftada birkaç kez uygulayabileceğiniz bu kür, vücudunuzun kış uykusundan uyanmasına yardımcı olacak ve yazı dinç ve sağlıklı bir şekilde karşılamanızı sağlayacaktır.

Bebeksi bir ten için elmalı maske

Malzemeler:

-500 gram süt 1 elma
-1 çorba kaşığı yulaf unu
-1 tatlı kaşığı bal

Sütü, blender’dan geçirdiğiniz elmaları da içine atarak iyice pişirin. Diğer malzemeleri de karıştırıp, bu karışımı cildinize yayın. 30 dakika beklettikten sonra, yıkayın. Bu karışım cildinizin canlanmasını, yumuşamasını ve genç bir görüntü kazanmasını sağlayacaktır.

gerçekgündem

 

  • Comments Off

Yaza Özel Bakım Maskeleri!

Yaz mevsimiyle birlikte doğada yaşanan değişim, cildimize de yansıyor. Yüz ve boyun bölgesi güneş ışınlarından daha fazla etkilenir. Olumsuz etkileri en aza indirmek için uygulayabileceğiniz cilt bakım maskeleri.
Cilt bakımının en önemli adımı temizliktir. Eğer cilt temizliğine gereken özeni göstermezseniz, sivilce, siyah nokta gibi cilt sorunlarıyla karşı karşıya gelebilirsiniz. Makyajın, kendini en güzel temiz ciltte gösterdiğini biliyorsunuzdur.
Kuru ciltleri temizlemek için yatmadan önce pamuğu yağsız süte batırıp, yüzünüzü silin. Ardından ılık su ile durulayıp, havluyla kurulayın. Cilt tipinize uygun hafif bir krem ile cildinizi nemlendirin.
Kuru ciltlerin en büyük dostu bademdir. Cildinizi nemlendirmek için 2 çorba kaşığı bademi ezip toz haline getirin. 1 yemek kaşığı taze kaymak ve toz bademi karıştırıp yüz ve boyun bölgenize uygulayın. Yarım saat bekledikten sonra ılık su ile durulayın ve mutlaka kurulayın.
Yağlı cilt temizliği için papatya kürü uygundur. Sıcak suyun içine bir avuç kuru papatya ekleyin. 5 dakika demlendikten sonra süzün. Papatya kürü ılındığında havluyu ıslatın. Bu havlu ile yüzünüze kompres yapın. Ardından doğal gül suyunu batırılmış pamuk ile cildinizi temizleyin. Günde 2 kez bu işlemi yapmak, cildinizin PH dengesinin düzenlenmesine yardımcı olacak ve sivilce gibi cilt sorunlarının en az indirilmesini sağlayacaktır.
Yağlı ciltlerde özellikle çene, alın ve burun etrafında yağlanma görülür. Bu bölgelerde siyah nokta ve sivilce oluşabilir. Cildinizin PH dengesini düzenlemek için doğal muz maskesini deneyebilirsiniz. 1 adet muzun kabuklarını soyup, çatalla ezin. İçine 2 kaşık yağsız yoğurt ekleyin. Maskeyi yüz ve boyun bölgenize sürüp, kuruyana kadar bekletin. Ilık su ile durulayıp, havluyla kurulayın.Normal ciltleri temizlemek taze üzüm suyu kullanmak en etkili yöntemlerden biridir. Bir avuç üzümün suyunu elinizle sıkın. Pamuğu üzüm suyuna batırıp, yüzünüzü silin. Ardından ılık su ile durulayıp, havlu ile kurulayın.
Bikini, mayo, elbise giydiğinizde dekolte bölgenizdeki kırışıkları gidermek ve leke oluşumunu önlemek için çileğin gücünden faydalanabilirsiniz. 1 avuç çileği ezip, suyunu süzün. İçine biraz gül suyu karıştırın. Yüz ve boyun bölgenize karışımı sürüp, 1 saat bekleyin. Ardından ılık su ile durulayıp, mutlaka kurulayın.
Cilt gözeneklerini sıkılaştırmak için; 1 litre maden sodasına bir avuç lavanta çiçeği, 1 tutam ısırgan yaprağı, 1 tutam kırlangıç otu ekleyip 2 gün bekletin. Karışımı güneş görmeyen bir ortamda ve cam şişede saklayın. Pamuğa bitkisel karışımdan döküp, yüzünüzü ve boynunuzu silin.
Cildinizde sivilceler varsa kesinlikle sıkmayın. Sivilceleri sıkmak, iz kalmasına ve iyileşme süresinin uzamasına yol açar. Yüzünüzü her akşam eşit miktarsa su ve elma sirkesi kullanılmış karışımla silip, ardından ılık su ile durularsanız sivilcelerinizin daha hızlı iyileştiğini görebilirsiniz.
Her bir kür uygulamasından sonra cildinizi mutlaka kurulamanız gerekir. Cildinizde su nemi kaldığında, bakteri üretimine ve dolayısıyla sivilce oluşumuna yol açabilir.
kadin.tr.msn.com
  • Comments Off

Genç kalmanız için öneriler!

Cildinize dikkat edin, yaşlanma etkilerini geciktirin!

Kendinizi güneşin etkilerinden, dolayısıyla da kırışıklıklardan, koyu lekelerden ve cilt kanserinden korumanın yolu ilk etapta ona zarar gelmesini önlemekten geçiyor. Bunun için sadece sahilde değil, şehir içinde de koruma faktörü içeren ürünler kullanmalısınız

Yıllardır güneşe karşı korunmakla ilgili birçok uyarıyla karşı karşıya geliyoruz… Ancak bunca uyarıya rağmen, yapılan son araştırmalarda çoğu yetişkinin ciltlerini hâlâ korumadığı ortaya çıkmış. Yaşları 18 ile 29 arasında olan kadınlar, bu konuda en büyük suçu işleyenler.

Bu yaş grubunun yüzde 57’si nadiren güneşten korunduğunu söylerken, yüzde 46’sı son yıllarda güneş yanıklarına maruz kaldığını belirtiyor. Yüzde 20′lik bir oran ise bunca risk faktörüne rağmen solaryumdan vazgeçemediğini itiraf ediyor. Güneş ışınlarının zararlarına dair bunca kanıt olmasına rağmen genç kadınlar halen bu konuya yeterince özen göstermiyor.

Her gün güneş kremi sürmeye üşenseniz de, bunu sağlığınız ve genç görünümünüze yapacağınız bir yatırım olarak düşünün. Güneşten korunma yollarını kendinize alışkanlık haline getirebilirseniz, bu işlem sizin için oldukça kolaylaşır. Peki ama bu tip ürünleri seçerken nelere dikkat etmek gerekiyor?

İşte cevapları…

1- Mutlaka başınıza şapka takın

Başınızı ve yüzünüzü güneşten koruyacak olan en iyi şapkanın, en az 10 santimetrelik bir kenarı olması gerekir. Bu şapkanın sizi güneş ışınlarından koruması için sıkı örgülü bir materyalden imal edilmiş olması da çok önemli. Dikkat edin; kum ve kaldırım taşları güneş ışınlarından gelen radyasyonu yüzünüze yansıtır. Bu nedenle yine de koruma faktörlü kreminize ihtiyaç duyacaksınız.

2- Geniş spektrumlu ürünleri tercih edin

Güneş ışınlarından korunurken ürününüzün sizi hem UVA hem de UVB ışınlarından korumasına dikkat edin. UVA ışınları deri altına işleyerek kırışıklıkların oluşmasına sebep olur. Bu ışınlar ayrıca melanom ve hücre bazlı kanserlerin oluşmasını tetikleyebilir. Melanom, deri kanserinin en ölümcül çeşididir. 15 ile 29 yaş arasındaki kişiler arasında çoğunlukla görülen bu hastalık 30′lu yaşlardaki kadınlarda da sıkça ortaya çıkıyor. UVB ışınları ise güneş yanıklarına neden olur.

3- Koruma faktörlü nemlendirici kullanın

Bu kremi duşun içinde veya ilaç dolabınızda tutarak, duştan çıkıp kuruduktan sonra rahatça sürebilir, böylece sonrasında düşünmeye gerek kalmadan güneş koruma faktörünüzü uygulamış olursunuz.

4- En önemli bölgelerin üzerini kapatın

Kadınlar, boyunlarının arka kısmı ve saç çizgisi hizası gibi başlıca bölgelere güneş kremi uygulamayı çoğunlukla unutuyor. Diğer sıklıkla unutulan bölgeler; eller, kulak arkaları ve ayak topuklarıdır. Bir başka problemli bölge ise baştır. Sonuçta saçlarınızın altına rahatça güneş kremi uygulayamaz veya yanık var mı diye kontrol edemezsiniz. Yaz aylarında şapka takmaya özen gösterin ve kuaförünüzden, saç derinizi kontrol etmesini isteyin.

5- Cildinizi bundan 10 yıl sonra hayal edin

Aynada kendinize baktığınızda cildinizin sağlıklı ve genç olduğunu görebilirsiniz. Ancak kendinizi güneşten korumazsanız, 10 yıl içerisinde cildinizde kırmızı lekeler oluştuğunu göreceksiniz. Bu zararların bir kısmını giderebilseniz bile hepsini telafi etmek mümkün değil. Cildinizi düzenli olarak korumaya başlamazsanız, 20′li yaşlarınızın sonunda veya 30′larınızın başında yaşlanma belirtileri ortaya çıkar. Dışarıya çıktığınızda veya sahile giderken güneş koruma kreminizi uygulamaktan vazgeçmeye eğilimliyseniz, kendinizi güneşten zarar görmüş bir ciltle hayal edin. Bu, sizi korunmaya teşvik edecektir.

6- Cildinizi kontrol ederken sevgilinizin yardımını isteyin

Araştırmalara göre insanlar, yanlarında arkadaş veya partnerleri varken ciltlerini kontrol etmeye daha yatkın. Düzenli bir inceleme, normalde atlayacağınız ciddi bir deri hastalığını fark etmenizi sağlar. Birbirinizi baştan ayağa incelemek için 15 dakika ayırmanız bile yeterli olacaktır. Işıklı bir ortamda, başınızdan başlayıp, birbirinizin boyun, sırt ve göğüs bölgelerinizi, kalçaların arka kısmını, baldırlarınızı ve ayaklarınızın altını iyice kontrol edin. Vücudunuzdaki lekelerin asimetrik, biçimsiz ve pürüzlü kenarlı, çift renkli, bir santimetreden daha geniş çaplı veya son kontrol ettiğiniz zamandan daha yaygın olmamasına özellikle dikkat edin. Herhangi bir değişiklik gördüğünüzde ise doktora danışın.

7- Dudaklarınıza özen gösterin

Dudaklar, kadınların cilt kanserine yakalanma nedenlerinin başında geliyor. Bu nedenle her dışarıya çıktığınızda dudaklarınızı mutlaka nemlendirmelisiniz. Onları şapkanın veya kıyafetlerin ardına gizleyemeyeceğiniz için en azından 15 güneş koruma faktörlü bir dudak balsamı kullanmanız şart.

8- Doğum kontrol hapı yüzde leke yapabilir

Doğum kontrol haplarında bulunan hormonlar, yüzünüzde koyu lekelerin oluşmasını tetikleyebilir. Güneş ışınlarına maruz kalmak da bu lekeleri daha görünür ve kalıcı hale getirebilir. Doğum kontrol hapı yüzünden cildinde koyuluk oluşan kadınlar, güneşten korunmak için daha dikkatli olmalılar.

9- Kendinize çeşitli güneş kremleri alın

Geleneksel güneş kremlerinin yapışkan ve yağlı olması onları kullanmak istememenizde önemli rol oynar. Ayrıca bu kremlerin kuruması uzun zaman alabilir. Ancak artık bu bahaneleri kullanarak kaçamazsınız. Güneş koruma bakımları artık stick, sprey şişe, hatta ıslak mendil formlarında karşımıza çıkıyor. Bu ürünler cildinize düşündüğünüz kadar yağlı bir görünüm vermeden aynı korumayı sağlayabiliyor. Birkaç çeşit güneş kremi edinerek onları çantanızda bulundurun. Böylece arkadaşlarınızla dışarıda buluştuğunuzda veya trafikte güneş altında saatlerce sıkışıp kaldığınızda yardımınıza koşacak korumanız sizi hazır bekliyor olacak.

10- Güneş gözlüğü kullanın

Güneş gözlüklerinizi dışarıda olduğunuz her an takarak göz etrafındaki narin ve hemen kızarmaya meyilli olan deriyi koruyabilirsiniz. Ayrıca göz bölgesi güneş koruyucu kremlerin içeriğinde bulunan kimyasal maddelere karşı çok hassas olduğundan, çoğu kadın bu kremleri o bölgeye uygulamıyor. Fakat güneş gözlükleri, gözlerinizi batma veya yanma hissi olmaksızın rahatça koruyabilir. Seçtiğiniz gözlükler pahalı olmak zorunda değil. Üzerinde yüzde 99 veya yüzde 100 UVA/UVB logosunu görmeniz yeterli. Başta büyük çerçeveler olmak üzere çeşitli tarzlara sahip gözlüklere yatırım yapabilirsiniz. Gözlük çerçeveleri ne kadar büyük olursa, UV ışınlarına karşı sizi o kadar çok korurlar.

HATA YAPIP GÜNEŞTE YANDINIZ!

Güneşin olası zararlarını önlemek için alacağınız birkaç önlem bulunuyor. Aşağıdaki kurtarma planını adım adım izleyin…

Aspirin için

Bu ilaç vücudunuzda oluşan yanma hissini engellemeye yarıyor. Yani, vücudunuzun ciddi bir güneş yanığına karşı ilk tepkileri olan kaşıntı ve kızarıklığı gidermek için uğraşıyor. Önemli olan, aspirini güneş yanığı oluştuktan sonraki ilk 24 saat içinde almak. Yoksa vücudunuzda oluşan kırmızılık kalıcı zararlara neden olabilir.

Bol bol nemlendirin

Güneş yanığı oluştuktan bir süre sonra, vücudunuz kurur ve kaşınmaya başlar. İçinde aloe vera veya soya gibi tahrişi önleyici içerikler bulunan bir nemlendirici ile durumunuzu hafifletebilirsiniz. Olabildiğince sık uygulayın, ne kadar sık sürerseniz sürün hiçbir şekilde aşırı sayılmaz. Üstelik bu losyon sizi rahatlatıp serinletecektir.

Güneş koruma kreminizi yanınızdan ayırmayın

Güneş ışınlarını önleyerek, cildinize iyileşmesi için zaman ve vücudunuza bağışıklık sistemini kuvvetlendirmesi için şans vermiş olursunuz. Ayrıca, yapılan araştırmalara göre, düzenli olarak güneş koruma faktörlü ürünler kullanmak, kanser riski taşıyan hücrelerin gelişimini de engelliyor.

Bölgeye peeling yapın

Cildiniz tamamen iyileştikten sonra, içeriğinde alfa hidroksi asit bulunan peeling ürünlerini yanmış olan bölgeye haftada iki kez olmak üzere bir ay boyunca uygulayın. Bu işlem, yeni deri hücrelerinin oluşmasını hızlandırır ve cildinizin rengini lekeli gösteren ölü hücrelerden kurtulmanızı sağlar.

Retinol içerikli krem uygulayın

Güneş, cilde elastikiyetini sağlayan kolajen maddesini yok eder. Retinol, yani A vitamini takviyesi, yeni kolajenin oluşmasına yardımcı olur. Yanıklarınız iyileştikten sonra, dermatoloğunuzdan size retinol içeren bir krem tavsiye etmesini isteyebilirsiniz.
gerçekgündem

  • Comments Off
Sonraki Sayfa »