Bunlar tatil hastalıkları!

Tatil hazırlıklarının telaşı hastalık riskini unutturmasın.

Son günlerde neredeyse herkesi bir tatil telaşı almış durumda. İşte bu telaş, zaman zaman tatilcilere yurt içinde ve yurtdışındaki seyahatlerinde bazı hastalıklarla karşılaşabilecekleri riskini unutturuyor.

Seyahat süresinde veya sonrasında tatilcilerin besin zehirlenmesi, turist ishali, kolera, tifo, sarılık, sıtma, sarı humma, zatürree gibi hastalıklara yakalanmaları söz konusu… Bu hastalıkların gelişmesinde seyahat şekli, bölgenin mikrobik yapısı ve tabiat şartları önemli rol oynuyor. Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Cengiz Uzun, tatile çıkacak olanlara seyahat hastalıkları ve alınabilecek tedbirler konusunda önerilerde bulunarak şu bilgileri verdi.

“Bir çok kişinin ortak kullanım alanı olan yüzme havuzları en çabuk kirlenebilen alanlardır. Birçok bakteri, virüs ve parazit bu kirliliği doğurur. Suya karışan pek çok mikrop, suyun yutulması ile kişilerde ishal tablosu oluşturur.

Ayrıca havuzlardaki klor, kimyasal konjonktivit dediğimiz göz enfeksiyonuna sebep olur. Ayrıca durgun ve kirli sularda, yüzeyi köpüklü ve yeşil görünümde olan denizde yüzülmemesi gerekmektedir. Suya atlarken burun tutulmalı veya tıkaç kullanılmalı. Havuz ve deniz suyu yutulmamalı. Ciltte sıyrık ve kesik alanları varsa, yüzme sonrasında temiz su ve sabunla yıkanmalı. Kulak enfeksiyonlarını önlemek için kulak tıpaları takılmalı. Göz enfeksiyonlarını önlemede su altı gözlüğü veya maskeleri kullanılmalı. Lağım karışan alanlara yakın bölgelerde ve şiddetli yağmurlar sonrasında yüzülmemeli. Gelişebilecek ishal, solunum sistemi, cilt, kulak ve göz enfeksiyonlarının tedavileri konunun ilgili uzmanlarına danışılarak yapılmalı.”

Lejyoner hastalığına dikkat!

Tatilde karşımıza çıkabilecek bir diğer hastalık ise ‘Lejyoner Hastalığı’dır. Bu hastalık ‘Legionella pneumophila’ adlı bakterinin yol açtığı bir akciğer enfeksiyonudur. Bu bakteri göller, nehirler ve akarsular gibi yüzey sularında, termal su banyoları ve çamurların normal florasında bulunur. Tabiattaki ortamlardan şehir şebeke suyuna karışabilir. Bu sebeple binaların su tanklarında, air-condition sistemi soğutma kulelerinde, duş başlığı ve musluklarda çöken kireç tabakalarına yerleşebilir. Sudaki bu bakterilerin solunum sistemiyle akciğerlere ulaşması sonucunda enfeksiyon gelişir.

Bu hastalığın belirtileri, bakteri alındıktan 2-10 gün sonra ortaya çıkar ve ani başlar. Öncelikle halsizlik, yorgunluk ile başlayan şikayetlere ateş, öksürük, göğüs ağrısı ve nefes darlığı eklenir. Genelde başlangıçta balgam çıkışı olmaz. Bulantı, kusma karın ağrısı ve yaygın kas eklem ağrıları olur. Bazı hastalarda dalgınlık, huzursuzluk, bilinç bulanıklığı ve koma ile seyredebilir.

Kirlenmiş sularda Hepatit A riski

Tatilde bir diğer dikkat edilecek risk ise Hepatit A enfeksiyonudur.

Hepatit A, insan dışkısı, lağım suları ile kirlenmiş (Kontamine olmuş) suların içilmesi ve bu sularla yıkanmış yiyeceklerin tüketilmesi ile bulaşır. Hastalığı aktif olarak geçiren fertlerde kısa süreli kanda bulunduğu bir dönem vardır. O dönemde hastadan sağlıklı kişilere kan transfüzyonu yapılırsa bulaşabilir.

Klinik belirti ve bulgularla seyreden akut Hepatit A enfeksiyonunda sıklıkla halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, ateş, bulantı, kusma, karın ağrısı, sarılık, koyu renkli idrar, baş ağrısı, açık renkli dışkı, ishal, kas-eklem ağrıları ve üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları (öksürük, nezle görülür. Tabiatta özellikle insan ve hayvan dışkılarıyla kirlenmiş sularda yaşayan, ishale sebep olan mikroplar da bulunmaktadır. Bunlar, kanalizasyon karışan durgun sular, ilaçlanmamış içme ve kullanma sularında uzun süre canlı kalarak çoğalabilirler. Bu mikroplu suların içilmesi ve bu sularla yıkanmış meyve ve sebzelerin tüketilmesiyle kişi mikrobu alır. İshal olan kişiler de dışkılarıyla çevreye bulaştırırlar.

İshale karşı nasıl mücadele edilmeli?

İshale bağlı gelişen sıvı ve tuz kaybı oldukça önem taşımaktadır. Bu sebeple, bu kaybın derecesi belirlenip, az oranda ise ağız yoluyla, şiddetli oranda ise damardan yerine konması gerekir. Ev ortamında da hazırlanabilen; 5 su bardağı kaynatılmış soğutulmuş suya 2 çorba kaşığı şeker, 1 çay kaşığı sofra tuzu ve 1 çay kaşığı karbonat konarak karıştırılır. Her ishal sonrası mutlaka olmak üzere hastaya içebildiği kadar sık aralarla içirilir.

Tatilde beslenme

Yolculuklar sırasında sulu ve hafif gıdalar tercih edilmesi gerekmektedir. Diyabetiklerin düşük kan şekerine karşı yanlarında kurutulmuş meyveler veya kurabiye gibi yiyecekler bulundurmaları önerilir. Dondurma gibi süt ürünleri (muhtemel uygunsuz pastörizasyon ve soğutma işlemleri yüzünden), sokak satıcılarında satılan yiyecekler, marul, domates gibi taze sebze ve meyveler kullanılmamalıdır. Kimyasallardan etkilenmiş sebzelerin kullanımı sakıncalı olduğundan, kistlerin ve patojenik bakterilerin ortadan kaldırılması için kaynatılması uygun olur. Meyveler soymadan yenmemeli. Et ve balık iyi pişirilmeli ve sıcakken tüketilmelidir.

Yaz ishalleri mikroplu suların içilmesi veya bu sularla yıkanmış meyve ve sebzelerin yenilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Yaz aylarında su tüketiminin artması nedeniyle kişilerin hijyene daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.

Yaz aylarıyla birlikte tabiattaki sıcaklık artışı, canlıların ve dolayısıyla da insanların daha fazla su tüketmesine neden oluyor. Ancak bu tüketimin beklenmeyen bir sonucu olan yaz ishalleri mikroplu suların içilmesi veya bu su ile yakınmış yiyeceklerin tüketilmesiyle kendini gösteriyor.

En önemli belirti, dışkılama sayısının artması ve dışkı vasfının değişmesidir. Dışkı miktarı ve su içeriği, ince bağırsaklarda hastalık yapan parazit ve bakterilerin ishallerinde fazladır, kalın bağırsakta hastalık yapanlarınkinde ise azdır; ayrıca bunlarda dışkılama sayısı diğerlerine oranla daha fazladır. Su gibi tariflenen ishallerin çoğunluğu paraziter nedenlidir.

Seyahatlerde bu hastalıklar sık görülüyor:

Yapılan araştırmalara göre seyahatlerde en sık rastlanılan sorunlar şunlar:
-turist ishali,
-gıda zehirlenmeleri
-sarılık
-jet lag,
-taşıt tutmaları
-baş dönmesi,
-ayak şişmeleri
-varis
-derin ven trombozları

Seyahatlerde görülen mikrobik hastalıklar:

-menenjit
-kolera
-Lejyoner hastalığı
-tifo
-HIV
-B tipi sarılık
-kuduz
-A tipi sarılık
-zatürree
-sıtma
-bağırsak iltihabı
-turist ishali

Seyahatte yanınızda olması gerekenler

-Uzun kollu gömlek, uzun pantolon ve şapka
-Haşerelere karşı aerosol sprey
-İshal ilacı
-Portatif su filtreleri ve iyot tabletleri (özellikle açık alan veya kampa gidiyorsanız)
-Güneş kremi ve güneş gözlüğü
-Reçeteli tüm ilaçlarınız ve reçeteleriniz

Yolculukta neler yapılmalı?

-Bol su için
-Alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durun
-Bol, terletmeyen ve rahat giysiler giyin
-Kısa aralıklarla uyumaya çalışın
-Oturduğunuz yerde basit bacak ve ayak egzersizleri yapın, dar ayakkabı ve çorap giymeyin
-Saat başı yolculuk ettiğiniz taşıtın koridorunda kısa yürüyüşler yapın,
-Mümkünse yolcuktan hemen önce doktorunuza danışarak bir Aspirin alın.
gerçekgündem

  • Comments Off

Bazı meyveleri birlikte yemeyin!

Meyvelerin birlikte ve çokça tüketilmesinin ishale yol açabileceği belirtildi.
Yaz mevsiminde ısı artmasıyla birlikte yiyecekler daha çabuk bozuluyor. Sıcak ortamda mikroplar daha çok çoğalıyor, sıcak ortamda besinleri serin yerlerde saklamak daha bir zorlaşıyor. Bu bozulmaya bağlı olarak besin zehirlenmesi ortaya çıkıyor. Yazın besin zehirlenmeleri ve ishaller sık görülüyor.
International Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Soysal, yazın kavun, karpuz, üzüm gibi meyveleri karıştırarak soğuk şekilde tüketmenin, meyvelerin yanında soğuk içecekler içmenin mide ve barsak hareketlerini bozarak ishale neden olduğunu söylüyor. Soysal, “Tıpta gastroenterit olarak adlandırılan besin zehirlenmesinde bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı görülüyor.Gastroenteritte, mide ve barsak hareketleri bozuluyor, ağızdan alınan yiyeceklerinin sindirim sistemini hızlı ve erimemiş terketmeleri sonucunda ishal ortaya çıkıyor.” diyor.
Yumurta içeren unlu mamuller, yaş pasta, tavuk eti (kırmızı ete göre daha kolay bozuluyor) tüketirken dikkatli olmak gerektiği uyarısında bulunan Murat soysal, “Tavuk eti bozulunca salmonella gibi mikroplar kısa sürede aşırı miktarda ürüyor. Bu mikropların toksinleri de ishale yol açabiliyor. Mikrobik olmayanlar ise karışık meyvelerin yenmesinden kaynaklanıyor.” şeklinde konuşuyor.

-BU YİYECEKLER İSHAL YAPAR-

Bazı yiyecekleri az miktarda tüketmek sorun yaratmasa da, fazla miktarda yemek ishale neden oluyor. Murat Soysal bu yiyeceklerden bazılarını şöyle sıralıyor: “Taze kayısı (kayısı suyu), üzüm (üzüm suyu), erik, kiraz, kavun, karpuz ” İshal nedeniyle gelen erişkin ve hastalara özellikle 24-48 saat belli yiyecekleri tüketmelerini önerdiklerini belirten Dr. Murat Soysal, ishale iyi gelen yiyecekleri şöyle sıraladı: ” Muz, şeftali, elma, peynir, zeytin, ekmek, az yağlı makarna, haşlanmış patates, patates püresi, pirinç çorbası”

-İSHALE KARŞI KAHVE TELVESİ, KURU ÇAY YEMEYİN-

İshalin çoğu zaman aniden ortaya çıkan bir durum olduğunu bu nedenle çarenin geleneksel yöntemlerde arandığına değinen Murat Soysal, ishali gidermek için kahve telvesi, kuru çay yemenin ishali kesmeyeceği gibi, midenin ve bağırsakların da tahrişine neden olabileceğine işaret ediyor. Dr. Murat Soysal, ishale yüksek ateşin de eşlik etmesi ve 24 saat boyunca geçmemesi halinde hekime başvurulması gerektiğini belirterek şunları söylüyor: “Elma, armut, şeftaliden birer tane, karpuz kavundan birer ince dilim, erik için 15 adetten fazla tüketmemek gerekiyor. Meyveleri soğuk yememek önemli. Eğer kişide mide hassasiyeti varsa, sadece meyvelerin yanı sıra soğuk meşrubat da içiyorsa ishal yapar. Deniz ve havuz suyunun yutulması, mide ve bağırsaklarda tahrişe neden olabilir. Karnı üşütmek diye tabir edilen durumda, vücut terliyken klimaya maruz kalmak nedeniyle ishal ve karın ağrısı oluşur.”

Cihan

  • Comments Off